HAFTANIN FİLMİ : FERRARİ

HAFTANIN FİLMİ : FERRARİ


Karadenizli İngiliz’e bizde sizin gibi bakıyor, sizin gibi suluyoruz ama bir türlü bizim çimler sizinki kadar yeşil olmuyor diye sorunca, İngiliz bizde öyle yapıyor ama biz bu işi yüz yıldır hep aynı şekilde yapıyoruz diyerek istikrarın önemine oldukça güçlü bir vurgu yapmıştı. Bunun bir benzerini yıllar önce İtalya’da gittiğim bir futbol maçında seyircilerin devre arasında Formula 1 araba yarışlarını izlerken duydukları heyecanla, bu sporun ülkemize geldiği ilk yıl bizdeki ile olan kıyasta yaşamıştım. Bizler için çok yeni olan bu spor batıda bundan elli altmış yıl önce başlayıp, zamanla bu seviyelere gelirken, bizde pek öyle uzun ömürlü olmaması da belki biraz bu yüzdendi. İşte batıdaki bu evrimin nasıl süre geldiğini baba ve ağabeyini çok genç yasta kaybeden İtalyan Enzo Ferrari önderliğinde anlatan film gerçekten harika bir belgesel niteliğindeydi. Seyredince canları pahasına yarışan pilotlar ve can kayıplarına karşı başarı için her yol mubah diyebilen birazda merhametsiz Enzo Ferrari olmasaydı, sanırım adrenalini yüksek bu spor bugün asla bu seviyelerde olmazdı. Yarış arabaları sevdalısı Bay Ferrari’nin kaybedilen canlara rağmen spora bakış acısı hiç değişmezken ben onda en çok verdiği sözü tutması kadar karşısındakini verdiği söze mecbur etmesini çok sevdim. İzledikçe üzüldüğüm ihtiyacı olmadığı halde çıkar nedenli bir çok insanın erdemini kaybederek efsane patronun peşinden koşup, dediği her şeye sorgusuz bir şekilde evet demesiydi. Para ve mevki sahibi bir çok insanın böyle bir tutum içinde olması benim için ciddi bir hayal kırıklığıyken, kedi bile vücudunu yalayarak, kendine hürmette bunlardan çok daha ileri bir düzeydeydi. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar