HAFTANIN FİLMİ : GENÇ KARL MARKS (THE YOUNG KARL MARX)

HAFTANIN FİLMİ : GENÇ KARL MARKS (THE YOUNG KARL MARX)


 
 
Karl Marks’ın bugün kendi hayatta olsa, kim bilir gördükleri için acaba ne derdi ? Yönetenlerin kötü olduğu yerde eşitlik bahanesi ile sosyal zulmün artıp, iyilerle eşite eşit, farklıya da farklı muamele yapılacağını sanki bize yeniden hatırlatırdı. Gerçek komünizmde eşitlik yokken, hakiki şey sonucun paylaşımıydı. Yönettiği “Genç Karl Marks (The Young Karl Marx)” adlı filmle yeni neslin efsane düşünürü daha iyi tanımasını sağlayan Raoul Peck aslında oldukça faydalı bir iş yapmıştı. Film belki çok daha büyük oyuncularla çok daha iyi olabilirdi ama yine de bu büyük ustanın özel hayatında yaşadıkları ile de sonuna kadar zevkle izlenendi. Marks’ın o dönem kendisine yoldaşlık yapan Engels’le sohbetlerinde tartıstıgı gibi en büyük yanılgı kuvvetli ile zalimin birbiriyle sürekli karıştırılmasıydı. Zayıf olup zarar vermemek, aslında iyi olmak değildi. Her şey bir yana değişmeyen tek şey değişimin kendisiydi. Bunu ısrarla kafamıza sokan Karl Marks yazdığı insan üstü eserinde üretim ilişkileri değiştikçe toplumun da buna bağlı olarak değişecegini çok net bir biçimde anlatmıştı. Aradan yıllar da geçse, dedikleri halen geçerliydi. Boru değildi kimi tespitleri, öyle ki hem zaman ve mekan ötesi hem de bizzat hakikati temsil edendi. NOT :6.5


geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar