HAFTANIN FİLMİ : GLASS

HAFTANIN FİLMİ : GLASS


Yönetmen için seyredilen filme kesin onundur dedirtebilmek azıcık zaman ister. Kubrick başarmıştır, Tarantino öyledir, M.Night Shyamalan’da benim için onlardan biridir. Shyamalan’ın en önemli özelliği film sonrası izleyeni düşünmeye teşvik etmesidir. Nitekim son filmi “Glass”ı da seyreden biri çıkışta mutlaka bir başka izleyenle sohbet edecektir. Shyamalan “6. His” adlı başyapıtında çıtayı öyle bir yükseltmişti ki sonrasında artık ne yaparsa yapsın beklentileri karşılamakta bir hayli güçlük çekmekteydi. DC ve Marvel’in dominant olduğu süper kahramanlar dünyasında kendi tiplemelerini yaratmak pek öyle kolay bir şey değildi. Özellikle ondan fazla kişilik canlandıran James McAvoy’un muhteşem oynadığı filmde Samuel L. Jackson ve Bruce Willis’de karizmaları ile ona başarı ile eşlik edenlerdi. Elijah, Wendell ve Dunn’ın mücadele içinde bulunduğu üçgende onlar farkında olmadan satrançta siyah ve beyazı temsil ederlerken, her ikisinin arkasında olan aynı güçte onları kontrol ederek mücadelede asla kaybetmeyendi. Kötü kötü ile bir şekilde buluşmakta, çünkü birinin aldatmaya, diğerinin de aldatılmaya ihtiyacı vardı. Kötülük yapan hep kötüyken, hikayede kötü olan daha kötüyü yenerek, farkında olmadan da düzenin işleyişine mutlak katkı yapmaktaydı. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar