HAFTANIN FİLMİ : İNKAR (DENIAL)

HAFTANIN FİLMİ : İNKAR (DENIAL)


 

Hikayenin mahkeme salonlarında geçmesi, ister istemez diyalogları da daha zeki ve daha bir rafine yapmıştı. Hollywood, insanlık tarihinin en utanç verici olaylarından biri olan Yahudi Soykırımını bu defa bildik bakış açısı ile değil çok daha değişik bir boyutta ele almıştı. Bir tarafta on binlerce kişinin katledildiği söylem varken, diğer tarafta işin yine bir Yahudi tezgâhı olup, Hitler'le asıl amacın Avrupa’daki Yahudileri korkutarak, Ortadoğu’da kurulacak İsrail devletine göçü hızlandırmak olduğuydu. İşte abartılı ölüm sayıları var diye iddia eden tarihçi Timothy Spall ile Auschwitz dahil bilinen her şeyin gerçek olduğunu tekrar eden genç avukat Rachel Weisz’in karşılıklı mücadelesini anlatan “İnkar (Denial)” adlı filmde, ifade özgürlüğü var diye de her şeyi söylemek pek öyle doğru olan değildi. Nitekim yalan söyleyenin de sonucuna da illa ki katlanması gerekti. İyi ki vardı hukuk hayatımızda ki ancak onun adaleti sayesinde zayıfın hakkı olduğu kadar güçlünün de iradesi korunmaktaydı. Rejim belki uzlaşırdı ama hayat asla uzlaşmazdı, hak ise doğada hep vardı. Uzlaşarak ne uçak uçardı havada, ne de su 100 derece altında kaynardı. Noktasına kadar sabit ve kesindi her şey, Rachel’in de savunması zaten birazda bu yönde idi. Öyle bir terzilikteydi ki dava sonucu ne olursa olsun, ikisi arasında baştan bu yana vicdanları tatmin eden hep onun dosyasıydı. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar