HAFTANIN FİLMİ : TATSIZ SOFRA (BEATRIZ AT DINNER)

HAFTANIN FİLMİ : TATSIZ SOFRA (BEATRIZ AT DINNER)


Başkan Donald Trump’a gönderme yaparcasına Meksika’lı göçmen bir işçinin ABD’li milyarder emlak kralı ile tesadüfen aynı sofrada buluşmasını konu alan “Tatsız Sofra (Beatriz at Dinner)”  farklı sosyal ve politik görüşlerin ele alındığı oldukça gergin bir film olmuştu. Terapist rolünde başarılı bir performans sergileyen Selma Hayek’intemsil ettiği duyarlılık, insancıl olma, akıl vemakula karşı işadamı Doug daha çok maddiyat, vahşet, kurnazlık ve gabinden yanaydı. Egosu son derece yüksek olan Doug sahip olduğu her şeye ben yaptım dedikçe, farkında olmadan her defasında biraz daha çamura batmaktaydı. Toplumun beğenmesi kendi adına yeterli olabilirdi ama acaba var olma çabası ne durumda işte orası ciddi bir soru işaretiydi. Temaşa kadar özü de ihmal etmemek lazımdı. Hayek ne kadar bir uçta ise Doug’da o denli diğer bir uçtaydı. Hayatta elbette ikisi de lazımdı ama ağırlığın bir tarafa kayması, dengeleri de bir şekilde bozacaktı. Sofrada gitgide gerginleşen ortamda benim en çok dikkatimi çeken beslenme konusunda aralarındaki görüş ayrılıklarıydı. Doug’ın Hayek’in veganbeslenme konusunda hayvan canını koruyup, bitki canını korumaması yönünde yaptığı eleştiriye, Hayek’in verdiği yanıt kısa ve oldukça netti. Hayek’i et yemekten alıkoyan gerekçe, et yediğinde, hayvanın doğasındaki vahşi kodun da kendine geçme olasılığıydı. Cevabında o kadar zekâ ve merhamet vardı ki, Doug gibi gaddar bir adam bile sonunda bir şekilde sessiz kalmıştı. NOT :6.5 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar