HAFTANIN FİLMİ : THREE BILLBOARDS OUTSIDE EBBING,MISSOURI

HAFTANIN FİLMİ : THREE BILLBOARDS OUTSIDE EBBING,MISSOURI


Varsayalım öncesinde uçak diye bir şey hiç bilmiyor ve size hediye edilen uçağı araba gibi kullanıp, üstüne birde acaba neden bu onun kadar hızlı gitmiyor diye şikayet ediyorsunuz, işte o zaman yanılıp, elinizdeki çok güçlü bir silahı amacına uygun kullanmamış olursunuz. İnsan da aslında orijinalinde üstün bir varlıkken yönetilmesi kolay olsun diye zamanla toplum tarafından böylesi güçsüz bir hale getirilmişti. Buna kararlılıkla direnenlerden Frances McDormand’ın harika oynadığı filmde kendisine yardımcı rollerde Woody Harrelson ile Sam Rockwell de aynı şekilde başarı ile eşlik etmekteydi. Zaman zaman dramatik gergin anlara mizahın eşlik ettiği film tarz itibarıyla çok sevdiğim Coen Kardeşlere yakın da olsa, bir sonraki sahnenin öngörülemez olması ile ayrıca dikkat çekiciydi. Bol oskar adaylığına rağmen beni pek öyle damardan etkilemeyen filmde ölen kızının katilini bulma adına annenin göstermiş olduğu mücadele gerçekten görülmeye değer türdendi. Hikayede, tüm rüyalar rüyayı gören için gerçektir tezi sanki bir kez daha doğrulanırken, zaten günlük hayatta çoğu insan rüya görür gibi yaşayıp, sonra bir anda rüyadakine benzer sekilde hakikat ile uyanmaktaydı. Filmin en önemli artısı anneyi oynayan McDormand’ın polise karşı verdigi mücadelede daha çok algı ve beklentilerle iş yapan stratejisinin bize bilinen gerçeği bir kez daha hatırlatmasıydı : Algı ve beklentiyi dönüştürme becerisi gösterenler, yaşamda da gerçeği değiştirmeye her zaman en yakın olanlardı. NOT :7.5



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar