HAFTANIN FİLMİ : VAHŞİLER (HOSTILES)

HAFTANIN FİLMİ : VAHŞİLER (HOSTILES)


Çocukken pazar sabahları en büyük keyfim TRT’de izlediğim kovboy filmleri idi. Kahraman süveriler ile cesur Kızılderililerin amansız mücadelesini anlatan yapımların yıllar sonrası bir benzerine rastlamak açıkçası beni oldukça mutlu etmişti. Bana göre son yılların en başarılı erkek oyuncularından Chrsitopher Bale’in gözü pek yüzbaşıyı  başarı ile canlandırdığı “Vahşiler (Hostiles)” adlı filmde Allah her zaman olduğu gibi haset zihinlerin üzerine yine pislik yağdırmıştı. Az bir ömrü kalan Kızılderili şefini kabile topraklarına geri götürme emri alan Bale istemeyerek çıktıgı bu zorunlu yolculukta adalet yerine daha çok düzenin peşindeydi. Yolculuk boyunca beyazlar tarafından şahsına ve ailesine karşı yapılan nefret söylemlerine agzıyla karşılık vermeyen tecrübeli şef içinden geçenleri sadece bakışlarıyla onlara net bir şekilde aktarmıştı. Kafileye apaçi saldırısından ailesini kaybederek kurtulan bayan Rosalie ile başka bir eski mahkumun yarı yolda katılmaları işleri zamanla daha da karmaşık bir hale getirmişti. Gücü yetmediği için zararsız duran bir kişiye tüm olasılıkları değerlendirmeden iyi sıfatını yakıştırmak çok doğru olan bir şey değildi. Zaten Bale’de bunun farkında olsa gerek ki zekası sayesinde bu zor görevin üstesinden başarı ile gelirken yol boyunca tek endişesi komutanından aldıgı emri sorunsuz şekilde tamamlamayıp, tamamlayamayacağı üzerineydi. Öyle ki evi ısıtarak, köpeği dışarı çıkarıp ceza vermektense, evin dışına et koyarak köpeği çıkarmakla sorunu hep daha kolay bir şekilde çözmeyi seçendi. Bale yol boyunca ayrılmaması gereken şeyleri ayırmayıp, ayrılması gerekenleri de asla bir arada tutmamaya oldukça özen göstermişti. Kendisi bizzat farkında mı idi bilemem ama böylesi bir hamle yapanın lügatında ne fitne ne de fücura kesinlikle hiç yer yok idi. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar