Aşk ve Bayram

Aşk ve Bayram


Bir varmış bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler berber iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken; Aşk hep keder, acı ve zorlukla birlikte anılırmış. Çünkü aşk acısı çekenlerin canı öyle yanarmış ki; gözleri ağlamaktan, dilleri anlatmaktan, kalpleri haykırmaktan, akılları, öfkeyle aşka saldırmaktan duramazmış. Bu, aşk acısının tek ilacıymış ...Hikaye bu ya; çok uzun yıllar önce iki erkek kardeş aynı kıza aşık olurlar; küçük kardeş töre ve geleneklere göre kendisinin kızla evlenmesi gerektiğini söyler, büyük kardeş ise bunu kabul etmez. Çözüm olarak her ikisi de tanrıya birer armağan vererek, hangisinin hediyesi daha çok beğenilirse kızla evlenmek üzere anlaşırlar. Büyük kardeş çiftçidir ve topraktan en bereketli tohumlarını ve meyvelerini tanrıya sunar, küçük kardeş ise çobandır. En besili koyununu tanrıya sunar. Tanrı çoban olan kardeşin hediyesini daha çok beğenir. Bunun üzerine çiftçi olan büyük kardeş, çoban olan küçük kardeşi öldürür. Büyük kardeşin adı Kabil, küçük kardeşin adı ise Habildir. Adem ile Havva’nın çocukları. İşte dünyadaki ilk aşk, cinayet ve bayram bu hikayeden doğar. Yerin ve göğün yaratıcısına sunulan en kutsal hediye… Kimi zaman ruhsal bir bağ kurma yolu, kimi zaman Aşk’a ulaşmanın sevinci. İnsan ile başlayan sunak ritüelinin başrolünde her zaman yer alan, değişmez bir kavram KURBAN…
 
İnsanoğlu bu nedenle bütün kültürlerde hastalıklara, çekişmelere, umutlara, geleceğin kaygılarına, geçmişin pişmanlıklarına adaklar, kurbanlar adamıştır. Tarih boyunca bütün medeniyetlerde Bayram, tanrıya ve onun sunduklarına şükran duygusu, sahip olduğu değerlere karşı bir teşekkür ifadesi olarak değerlendirmiş ve oruçla, namazla, kurbanla, yumurtayla, hamurla, şekerle kutlanarak, sahip olduğumuz değerler, birlik ve beraberlik duygusu insanlara hissettirilmeye çalışılmıştır. Hadi gelin hep beraber bu kurban bayramında içimizdeki öfkeyi, olumsuzlukları, endişelerimizi kurban edelim ve onun yerine, hoşgörüyü, şefkati, empatiyi, sevgiyi, umudu koyalım.
 
Bayramlarda çocukları mutlu etmek gibi bir geleneğimiz var. Gelin hep beraber içimizdeki en saf, en temiz, en coşkulu çocuğu ortaya çıkaralım ve onu sevindirelim.
 
Bir çocuk kucağı dolusu sevgi ve neşeyle…
İyi Bayramlar
 


geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar