Bahar Yorgunluğunu Beslenmeyle Nasıl Yeneriz ?

Bahar Yorgunluğunu Beslenmeyle Nasıl Yeneriz ?


Bahar Geldi, Metabolizmamız Uyanıyor ..

Kış mevsimini bitirdik, soğuk havalarla vedalaşmaya başlıyoruz bu günlerde. Bahar aylarının gelmesi ani iklim değişikliklerini ve bahar yorgunluğunu da beraberinde getirmekte.

Doğanın uyanışı  bazılarımız için enerji, güzel hava, canlanma anlamına gelirken, bazılarımız için  halsizlik , yorgunluk, uykulu haller, sindirim sorunları ve eklem ağrıları anlamına geliyor. Çünkü mevsim değişikliği bir yandan hayat düzenimizi değiştirirken bir yandan da beslenme alışkanlıklarımızı  değiştirmektedir. Bağışıklık sistemimizin düzensiz beslenmeden etkilenmesi sonucu özellikle  üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış gözlenmekte bunun yanında alerjik rinit, saman lezlesi, polen alerjisi de gibi alerjik hastalıklar yüzünü göstermektedir. Yeterli ve dengeli bir beslenme tarzıyla vitamin mineral alımımızı arttırabilir, günlük tempomuza 30-45 dklık yürüyüşler ekleyerek bahar yorgunluğunun üstesinden gelebiliriz.

Güne daha enerjik başlamak için mutlaka kahvaltı alışkanlığı edinmeli,   bedenimizi güne kahvaltı ile hazırlamalıyız. Aksi takdirde sabahki yorgunluğumuz gün boyu bizi etkisi altına alır.  Bunun yanunda öğün atlamamaya özen göstermeliyiz; bu sayede kan şekerimizi kontrol altında tutabiliriz.

Günlerin uzaması ve havaların ısınması ile kaybettiğimiz su miktarını arttırdığından ;alınan su miktarının arttırılması hastalıklarla savaşmaya yardımcı olacaktır. Günlük 2-2,5 litre su tüketmeli, diüretik etkisinden dolayı çay ,kahve ve diğer kafeinli içecek tüketimini sınırlandırmalıyız. Antioksidan içeren bitki çaylarından destek alarak bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Özellikle yüksek antioksidan ve C vitamini içeren kuşburnu çayını tercih edebiliriz. Papatya , melisa ve mate çayları da rahatlatır ve dinç olmamızı sağlar.

Baharın gelmesi vücudumuzdaki hormonların çalışmasında düzensizlikler yaratabilir. Bu düzensizlikler vücutta su tutulmasına yani ödem oluşmasına yol açar. Fazla tuz ve kafein de su tutumunu arttırdığından bunların tüketimi mutlaka azaltılmalıdır. Özellikle kahve, siyah çay, asitli içecek tüketimini bu dönemde sınırlandırmakta fayda var. Bunlar yerine süt, ayran, taze sıkılmış meyve suları veya bitki çayları tercih edebiliriz.

Kas ve kemik sağlığımız için D vitamini salınımını attırmalıyız; bunun için gün içerinde kısa yürüyüşler yaparak güneş ışığından faydalanmalıyız. 

Demir eksikliği ve troidin az çalışması da yorgunluğa neden olabilir. Haftada 2 gün kırmızı et tüketebilir, ara öğünlerde demir yönünden zengin kuruyemişler tercih edebiliriz.

B grubu vitaminlerinin yetersiz tüketimi de bahar aylarında stres ve yorgunluğu arttırabilir. Bu nedenle B vitaminlerinin zengin kaynaklarından et ürünleri, kurubakliyatlar, tam tahıllı ekmek, yeşil yapraklı sebzeler, süt ve süt ürünleri tüketimini ihmal etmemeliyiz.

Bahar dönemi demek diyet dönemi demektir. Çünkü kış ve yaz mevsimi arasında köprü görevi görür. Kilosundan şikayetçi olanlar kışın alıdıkları kiloları bahar döneminde hızlıca vermeye çalışıp yaza  daha formda girme telaşına düşerler. Kulaktan dolma bilgilerle, internetten, dergilerden veya komşudan alınan diyetlerle kilo vermeye çalışırlar. Anca her fırsatta dediğimiz gibi diyet kişiye özeldir. Kişinin yaşına, boyuna, kilosuna, cinsiyetine, fiziksel aktivitesine ve sağlık durumuna özeldir. Bu nedenle hala vaktimiz varken yaza psikolojik ve fizyolojik açıdan daha sağlıklı girmek istiyorsak mutlaka bir uzmandan destek almalıyız.

 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar