Başkanın Mesajı - 14 Hakan Tuyan (2015 - 2016)
Sevgili dostlarım,
Bazen düşündüklerimizi, hissettiklerimizi kaleme dökmekte zorlanırız. Bu mektup dönem başından bu yana benim için en zoru oldu; duygularımı nasıl aktaracağımı açıkçası bilemedim.
İnsan vicdana sahip olmadığında maalesef doğadaki en acımasız canlıya dönüşebiliyor .
Hangi din, hangi öğreti, hangi toplumsal ayrım insanı bu kadar acımasız, bu kadar birbirine düşman hale getiriyor, anlayabilmek çok zor.
Geçen haftaki yazımda kök hücre bağışında bulunarak bir insanın hayatını kurtarabilme ihtimalinden bahsetmiştim, bir hayat kurtarabilmenin ne kadar anlamlı ve kutsal bir hareket olduğunu yazmıştım. Bizler bir hayat kurtarabilmeyi anlatmaya çalışırken bir grup insan çıkıyor, cehaletle karartılmış beyine sahip insan müsvettelerinden birkaçını görevlendirip 97 kişiyi bir anda katlediyor. Hem de anne, baba, çocuk, kardeş demeden... Yazıklar olsun!
Hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ailelerine ateş düştü, bizlerin de yüreğini yaktı.
Sevgili dostlarım, bu hayatta insanlık adına çalışıp, üreten insanlar da var. Kimya dalında Nobel ödülünü alan Aziz Sancar örneğine özellikle bakmanızı istiyorum. 1946 yılında Mardin Savur'da okuma yazma bilmeyen bir ailenin 8 çocuğundan 7.'si okuyamamış ailesinin desteğiyle öğrenim hayatına devam ediyor ve 1963 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirip Amerika'ya gidiyor. Sonrasında sayısız araştırmalar ve buluşlar. Son olarak hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmasıyla da Nobel ödülü kazanıyor.
Bir diğeri de aynı şartlarda aynı imkansızlıklarda doğup büyüyüp, cehalet hayatının sonunda canlı bomba oluyor ve hem kendini hem de insanlığı bombalıyor.
Geçtiğimiz toplantımızda yine kendini yaşadığı topluma borçlu hisseden, çok çeşitli sivil toplum örgütlerinde başkanlık yapmış, geçtiğimiz dönem TURKONFED Başkanlığını başarıyla yapan Süleyman Onatça Ağabeyimiz konuğumuzdu. Ağabey diyorum çünkü kendisi, yaptığı görevlerdeki samimiyeti, mütevaziliği, sevecenliği ve hoşgörüsüyle bizlere içimizden biri olduğunu hissettirdi.
Kendisiyle Türkiye’yi konuştuk, ekonomiden demokrasiye, yaşadıklarımızı konuştuk, yapılması gerekenlerin altını çizdik. Adanamız’a ve sorunlarına değindik. Çok değerli paylaşımları için birkez daha kendisine teşekkürlerimi sunuyorum.
Süleyman Onatça düşüncesinde, topluma ve insanlığa hizmet etmeye gönüllü işadamlarımıza toplumuzun çok ihtiyacı var.
Sevgili dostlarım yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, iyi insanların yaşadığı, barış ve huzur içinde bir dünya diliyorum.
geri

