BRIDGET JONES’UN BEBEĞİ (BRIDGET JONES’S BABY)
“Bridget Jones’un Bebeği (Bridget Jones Baby)” adlı serinin bu üçüncü filmi de sahte değil her anı gerçek kokan haliyle öncekiler gibi izlemeye yine değerdi. Jones’u burada da başarı ile oynayan Renee Zellweger başta İngiliz değil diye ciddi eleştiri de alsa, bence bugüne kadar göstermiş olduğu performansla rolün üstesinden fazlasıyla gelendi. Bilindik kadrodan sadece sempatik aktör Hugh Grant’in olmadığı filmde, Grant’in yerine onu hiç aratmayacak şekilde Patrick Dempsey oynamıştı. Bridget karakterinin başkalarını suçlamaktansa olaylar ertesinde sürekli kendini sorgulaması, sanırım hayran kitlesinin de kendisinde bulduğu en güçlü yandı. Dostlarını kendine çıkar nedenli yaklaşanlardan değil, daha çok gönül bağı kurdukları üzerinden seçen Bridget ego ve kibirden uzak tavırlarıyla da ekip çalışmasına oldukça yatkın olandı. Gerçi insan hali oda kusursuz değildi, üstelik çoğu kez sırf başkaları beğensin diye istemediğini de yaparak, kendi içinde bir hayli çelişki yaşayandı. Neyse ki öğrenmenin oldukça maliyetli olduğu tüm bu süreçte hakikatle ilgili almış olduğu mesaj ona son bir kez önemli bir hatırlatma yapmaktaydı: Yaptığı şeyden pişman olup, aynı şeyi sonrasında bir daha yapan, maalesef hiç bir zaman mutlu olamayandı. NOT :7
geri
