CAROL
Akademinin bu yılki aday seçimleri başrolde çok güçlü kadınların oynadığı, hafif de feminist kokulu filmlerden yana olmuştu. Hangi rol olursa olsun, hepsinin üstesinden başarı ile gelen Cate Blanchett, temposu oldukça ağır “Carol“ adlı filmde eşcinsel kadını oynarken gösterdiği performansla izleyeni bir kez daha kendisine hayran bırakmış durumda..
Kostüm ve sinematografi açısından oldukça üst düzey olan film, Blanchett'in yaşadığı ilişkiler yumağında isleri iyice içinden çıkılmaz hale sokarken, kocası ve kızı ile çevrelenen hayatına da yeni bir hem cins sevgili katmaktaydı. Carol ne kadar az zaman ayırsa da, çocuğuna verdiği sevgide aslında hiç problem yoktu. Israrla bir türlü anlamak istemediği, kendisine ait tutarsız davranışların çocuğunun kimyasını asıl bozan olduğuydu. Kocası evliliği kurtarma adına birlikte hareket etmek isterken, Carol'sa tam tersi almaya değil daha çok vermeye yönelik özgür bir ilişki peşindeydi. Yaşadığı onca sıkıntı sonrası farkına vardığı, muhtaç olduğu şeyleri ne kadar azaltırsa, kendini gerçekleştirmesi de o denli kolay olacaktı. Benzeri büyük filozof Sokrates’in de başına gelendi. Suyu hep kapla içen bilge adam, sokakta gördüğü köpek sonrası artık kaba ihtiyaç duymamış, devamında oda suyu kap olmadan içmeye başlamıştı . NOT :7
geri
