Elysium

Matt Damon zaten sevdiğim bir aktör ama bir röportajında, çok yıllar önce İncirlik\Adana hava üssünde askeri görevini yapan kız kardeşinin eşinden methini duyduğu bu topraklardan, hatta eğer buralara yolu düşer ve hala duruyorsa Onbaşılarda kebap tatma isteğinden bahsetmesi ile benim için daha da özel bir aktör.. Bilim - Kurgu çok tercihim olmasa da Damon için seyretmek istedim "Elysium" adlı filmi, değindiği konu açısından çok farklı bir ayrışması yoktu türünün diğer örneklerinden : Her Bilim – Kurguda olan sosyal adalet, yoksulluk, salgın hastalıklar ve etiğe vurgular bunda da mevcuttu.. Film 2154’lerde geçiyor, tabii sıradan bir ABD’li için o halde şehir hayatı yaşamak ancak böyle büyük denge değişimlerinden sonra olası bir hal, halbuki atlayın bugün uçağa, ister Mumbai, ister Rio hatta ister pek yakındaki Kerkük’e dahi gitseniz, şu an aynı manzaralarla karşılaşma şansınız çok çok yüksek ihtimal... "Elysium", zenginlerin dünyanın bu tehdit edici halinden korunmak amaçlı, atmosferin başka bir boyutunda yaşamlarını daha iyi, güvenli ve cennete benzer bir ortamda sürdürmek için kurdukları uzay istasyonun adı, ayrıca oradan teknoloji ve robotlar aracılığı ile dünyayı da kontrol etmekteler.. Geçen zamanda hastalıklara dahi kesin çözümler bulmuşlar ama yüzyıl sonra insanlar arasında orda da çıkar çatışması, iyi ve kötü ayrımı halen devam etmekte..Umarım orda da düzen, iyiyi koruyan ama kötüyü eleyen, kötüye iyiliğin kötülük, kötüye kötülüğün iyilik olduğu, kötülük yapanın ayrıca kötü olduğu, gerektiğinde kötüyü daha kötü ile buluşturup yok eden bir haldedir.. Acaba gerçekten böyle mi idi, bir gün eğer gelirse Matt Damon’la Onbaşılarda bunları konuşmak çok isterdim.. Unutmadan diğer oyunculardan Jodie Foster kariyerine yakışmayacak zorlama aksanlı bir rolle beni hayal kırıklığına uğratırken, Spider karakterinde ilk defa izleme şansı bulduğum Wagner Moura mükemmeldi, Akademi ne yapar bilemem ama benim şimdiden en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Oskar adaylarımdandır..
Not : 6.5
 
Daha bir hafta öncesinde ne övgüler dizmiştim Terim için bu satırlarda, ne olursa olsun halen geçerlidir yazdıklarım.. Hatta yazarken hataları yok mu ciddi hataları da var demiştim, işte onlardan en büyüğü yüksek kibri başına iş açtı ve çok sevdiği her şeyi GS’dan ayrılmak zorunda kaldı.. İşsiz mi kalacak elbette hayır hatta geliri daha da artacaktır ama hissim başkanla yaşadığı polemiğin ertesi çıkan kararın onu ciddi yaraladığı.. Kim hatalı kim hatasız çok tartışıldı, diyeceğim kurumsal yapıda kimse kendisini GS’dan üstte göremez ve elbet herkes bu tüzel kişiliğin hiyerarşik düzenine de uymakla yükümlüdür aksi durumları da konunun tüzel kişilik bünyesinde yargılanacağı yere bildirmektir.. Öyle karşılıklı eleman veya efendi demekle olmaz bu işler, daha doğrusu yakışmaz, orası Mektebi Sultani, o sıralarda bunlar öğretilmiyor..
 


geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar