Eski Dostlar

Mesele fıtrat meselesi, Al Pacino ne yapsın, sadece bunun keyfini çıkarabilir: Adam mimikleri ve tipi ile oyuncu doğmuş, nerede ise benim yaşım kadar olağanüstü rollerle dolu bir film kariyeri var, erkek oyuncu alanında artık bir efsane, Hollywood bir daha benzerini yakalar mı, inanın ciddi şüphelerim var, işte o denli şanslı onu son kırk yıl seyir keyfini tadanlar.. Ancak bu tip oyunculara verebileceğim krediyi vererek seyretmeye dayanabildim efsane aktörün başrolde olduğu “Eski Dostlar (Stand up Guys)” adlı filmi.. Filmde iyi bir öykü ve karakter derinleşmesi adına hiçbir şey yokken sadece yıllarca bize sinema keyfi yaşatıp artık biraz da kendileri eğlenme adına rol yapan çok iyi oyuncular vardı.. Al Pacino’nun aynı jenerasyon arkadaşları Alan Arkin ve Christopher Walken’la beraber filme odaklanmaları biraz Rıdvan’ın artık halı sahada oynarken verdiği performans ve aldığı futbol zevkine paralel durumda.. Genelde mafya filmlerinin, sert rollerin hafızalarda en belirgin karakteri olan usta oyuncu Oskara çok kez aday olmasına rağmen sadece bir kez bu ödülü kazanabilmiş, bu sayı “Baba 1 ve 2”, “Scarface” ve benim için özellikle Robert De Niro ile buluştugu ”Heat” filmi dahil bir çok etkileyici rol üstlenimi ile kıyaslandıgında Akademinin ona karşı pek cömert davranmadığını ispatlar bir halde… Eger seveni iseniz gidin yine seyredin derim bu usta aktörü, eminim sizi de gülümsetecektir filmin bir çok sahnesinde.. Bu üç kafadar, ahlakçı tutumlarına rağmen kendileri ahlaklı olmayarak bir çok suç işliyorlar ama suç işlemeyip, suçu önleme şansına sahipken önlemeyen ve tepki vermeyenler gibi ayrıca suçlu değiller tam tersi başka suçlara tepki veren ve önleyen adeta kendi hukuklarını işleten devlet yoksa biz varız diyerek boşluk dolduran durumdalar.. Sicilya’da başlayan mafyaya dayalı bunca çekilen filmlerde süregelen ortak yan burada da değişmemişti, bu ağabeylerin dünyasında her zaman geçerli olan söz burada da vardı: “Adamımın adamı adamım değildir.” Not :6.5

 

Küllerinden doğurdu son yıllarda uyuyan büyük devi Fatih Terim, nokta transferleri, sadakati, özeni, çabası ve heyecanı ile yeniden ümit oldu Sarı Kırmızılı camiaya.. Geçen senenin ardından bu yılda üstelik 4 hafta öncesinden ciddi göz kırptı Türkiye Ligi Şampiyonluğuna.. Yine gurur verici bir sezon geçirdi ülkemize Şampiyonlar Liginde çeyrek final başarısı göstererek.. Hataları yok mu idi tabi ki vardı, yıllara rağmen halen kaba ve halen yüksek kibirle görüntü vermekte ama terazinin diğer yanında daha önceki UEFA kupası ile taçlanmış GS serüveni, Milli Takımda Avrupa Şampiyonasında başarıları ve şimdi son dönemine de bakınca insan bunlara zor olsa da katlanmakta.. Bu yılki şampiyonlukta pay sahibi eminim bir çok isim var ama benim için aralarında 1 numarada yine Adanalı Sinyor oturmakta, tebrikler GSlı dostları..

 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar