HAFTANIN FİLMİ : 1945

HAFTANIN FİLMİ : 1945


Alaçatı’dan Kars'a, Kıbrıs’tan Safranbolu'ya Anadolu'nun hemen hemen her yerinde duymaya alışık olduğumuz mübadele hikayelerinin bir benzerini anlatan "1945" adlı film siyah beyaz çekimi ile Berlin film festivalinde seyirci özel ödülüne layık görülmüştü. Jüri görevim nedeni ile kısa filmleri izleyen biri olarak kamera ve görsel efektler açısından bir hayli benzer bulduğum film acaba bir sonraki sahnede ne olacak dedirten anlatımı ile oldukça dikkat çekiciydi. İkinci Dünya Savaşı yılları Macaristan'da gecen filmde bizler o dönem savaşın tarafı olmamakla ne kadar şanslı isek, savaşa dahil olanların yaşadıkları da o denli trajikti. Zevk bedende birleştirirken, acı bedenden uzaklaştırıp, daha çok hakikate götürendi. Tasnadi’nin gerçek sevgiyi hissetmeyip, evlilikten son anda cayması aslında anne ve babası ile yaşadığı ilişkinin de birebir kopyasıydı. Anne ve babasının ebeveynlik taslar şekilde ona sürekli sana çok düşkünüz, inan her şeyi senin iyiliğin için yapıyoruz diyen sahte söylemleri gerçek bir ilişkide olması gereken akıl ve bağ dinamiğinden oldukça uzaktaydı. Kasaba katibi ve pederinin kasabalılara Yahudilerin mallarına el koyma konusunda söyledikleri bir nevi kendilerini aklama çabası da olsa, diğer yanda kanaat oluşturma amacıyla da kocaman bir yalan sayılırdı. İnsan ne ermişim demekle ermiş, ne de papazım demekle din adamı olmaktaydı, varım demek aslında biraz yok olmaktı. Benzer şekilde kasabadaki katip ve birlikte sırrını paylaşanların da var olmaları için varlıktan tamamen kurtulmaları lazımdı. NOT: 7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar