HAFTANIN FİLMİ ATEŞLİ GECELER (BOOGIE NIGHTS)
Sinema için yirmi yedi yaşında böyle zor bir konuda akıcı bir hikaye ile müthiş kamera tekniği kullanarak film çekmek öyle her baba yiğidin harcı olmasa gerek. Nitekim usta yönetmen PaulThomas Anderson’da kariyer çıkışı oskara üç dalda aday olan bu filmi sonrası “The Master” ve ”Inherent Vice” gibi diğer efsane yapımlarla dikkat çekmeyi yine başarmıştı. Yetmişlerin sonunda videonun ortaya çıkmasıyla Yeşilçam’da da artan yetişkin film sektörünün o yıllar Hollywood’daki gelişme sürecini anlatan “Ateşli Geceler (BoogieNights)” adlı filmde başrollerde Mark Wahlberg, Julianne Moore,Burt Reynolds ve benim çok sevdiğim erken yaşta vefat eden Philip Seymour Hoffman gibi oldukça önemli oyuncular vardı. Bulaşık yıkayarakgeçimini sağlayan Mark Wahlberg fiziği ile film yapımcılarının dikkatini çekerek yeteneğinin yanında işe olan odağıyla da bir anda en ünlü porno film yıldızı haline gelmişti. Mark’ın kan bağı olan ailesiniterkederek böylesi bir sektörde gönül bağı kurduğu dostlarıyla yaşadıgı ilişkiler ağını her biri ayrı derinlikte ele alan filmde kendisinin en buyukdestekçisi yapımcısı rolundeki Burt Reynolds idi. Öyle ki Reynolds başta daha çok acemi olan Mark’a bunu normal karşılaması gerektiğini anlatmış, Mark’ın rol aldıkça zamanla daha iyi olmasını da yap paradigmasının tutarlılıgına bağlamıştı. Bir mutlu sonra hüzün dolu sonra tekrar mutlu bir döngü eşliğinde ilerleyen hikayede yönetmen hayatın her iki yönünü izleyene ısrarla hatırlatmaktaydı. Mark ise hızla cıktıgı kariyer yolunda asla tutarlı olan biri değil her kararının arkasında her defasında ayrı bir dünya yaratandı. Önce evetdediğine sonra hayır diyebilen Mark’a göre yaşanan her an farklı ve kendi içinde özgün sayılmalıydı. Haksız da sayılmazdı Mark, benzer gibi görünen olayların içindeki unsurlar her seferinde değişik olmakta, aynı maçı bir başka hakem yönettiğinde bile genelde sonucu da farklı olmaktaydı.
geri
