HAFTANIN FİLMİ : MUHTEŞEM YEDİLİ (MAGNIFICENT SEVEN)
Son yılların gişe rekortmeni ”Fast and Furious”ın sanki bu defa at sırtında olanıydı “Muhteşem Yedili (Magnificent Seven)” adlı film.. İlki altmışlı yıllarda çekilen filmin günümüz uyarlaması önceki efsane kadroyu aratmayacak kadar iyiyken, hiçbir sahnesi kesilseydi çok daha iyi olurdu denecek kadar da gereksiz değildi. Yul Brynner ve Steve McQueen gibi iki usta oyuncunun yerini başarıyla dolduran Denzel Washington ve Chris Pratt’e eşlik eden, özenle seçildikleri her halinden belli, diğer tüm oyuncular arasında ben özellikle kötü adam rolündeki baron Peter Sarsgaard’ı çok beğendim. Peter her ne kadar başkalarının mallarına haksız yere el koymaya da çalışsa, karşısında onu şaşırtacak kadar da ciddi bir defans vardı. Ne kadar çabalarsa çabalasın, bir koyundan asla iki post çıkmazdi. Kahramanlarımızın kasaba halkını yanlarına alarak direnç göstermeye çalıştığı sahnelerde, henüz o yıllar ortada mahkeme salonları falan hiç yoktu, karar vermede hakimin hükmü yerine daha çok barut kokusu geçerli olmaktaydı. Günümüzde hukuk süreci politik ve çıkara dayalı işlevsel yönü ile hakkaniyet konusunda ciddi eleştiri de alsa, ortada tartışma götürmeyecek kadar da gerçek bir durum vardı : Hak belki hukuktan iyiydi ama hukukta hukuksuzluktan çok daha önde bir değerdi. NOT :7
geri
