Iron Lady
Sokakta görsen reverans yapasın gelir, o denli büyük oyuncu Meryl Streep, Oskara aday olduğu rol sayısı nerede ise bazılarının kariyer yılı kadar, bence de gelmiş geçmiş en büyük bayan sinema oyuncusu.. Bu kez de abartmış,bu denli iyi oyun olur mu dedirtecek kadar başarılı “Demir Leydi (The Iron Lady)” adlı efsane politikacı Margaret Thatcher’in biyografisi olan filmde.. Thatcher İngiliz tarihinin en uzun iktidarda kalan başbakanı, üstelik bu unvana erkek egemen diye bilinen politikada bir bayan olarak ulaşmış, kararlarında sert ve mutlak..Film daha çok kendisinin ruhunu ve doğasını anlatan bir içerikte, politik mücadelesinden daha çok aktif politika sonrası demans dönemi yaşamı daha yoğun ele alınmış..Kostümler ve makyajların çok başarılı olması yanında kocası ve kızı rolündeki diğer yardımcı roldeki oyuncuların iyi performansları da bir o kadar katkı yapmışlar filmdeki rolü ile en iyi bayan oyuncu Oskarını bu filmle 3. Kez alan Meryl Streep’e.. Bir dönem dünya politikasına Başkan Reagan’la damga vuran Bayan Thatcher özellikle sendikalara karşı verdiği mücadele yanında, uyguladığı ekonomik politikaların hasta ülke ekonomisine çare olması ile popülaritesini ciddi artırmış bir siyasetçi..
Her ne kadar bu başarıların arkasında, o döneme denk gelen ekonomi evre yasaları mı yoksa bizzat kendi tercihleri mi olduğu her politikacı için olduğu gibi onun içinde tartışma konusu olsa da, her görünenin ardında bir görünmeyen olduğu esasından onun dünya siyasetindeki yerine bakarak hakkını da ayrıca teslim etmek lazım diye de düşünmekteyim. Yine bir çok siyasi figürde olan onunda başına gelmiş, ne yazık ki oda düşen popülaritesini, Bush’un Irak,Obama’nın Bin Ladin maceraları benzeri, ufacık ada olan Falkland’da savaşarak yükseltmeyi denemiş ve bu çok popülist hamle ona çok şey kazandırmış.. Seçilmişleri iktidarda tutan eğer suçları yoksa aldıkları seçmen oylarıdır, normal işletmelerde oy yetmez, ayrıca yöneticinin devamlılığı için performansına da teknik kriterler eşliğinde bakılır. Keşke bu işlem seçilmişlere de uygulansa, böylece kriterleri geçemeyenler elense ne iyi olurdu, böylesi uygulamaya henüz mevcut devletler üzerinde rastlamadım, umarım bir gün gerçek olur.. Hizmeti ölçen kriterler olması monarşi mi, cumhuriyet mi, demokrasi mi tartışmalarına son verecektir. Yoksa ne kadar kolay şu anki düzende yönetmek, git Falkland’a, yap askeri harcama, ver cari açık sonra bas vergiyi, topla parayı, halbuki normal işletme açık verince, mallarına zam yapamamakta, halbuki kriter devrede olsa, zam yaparsın ama diğer ülke vatandaşlarına ne ölçüde yapılıyorsa en fazla sende o kadar yaparsın diyerek yapanı zorlasa, inanın çok değişirdi işler, ülke adına,dünya adına.. Not :7.5
Şike skandalı ile başlayan kah puan silinecek kah küme düşürülecek tehditleri ile geçen ligin şampiyonu dün Kadıköy’de 0-0 biten maç sonunda GS oldu, zaten normal sezonu da 9 puan önde bitirmişti GS.. Sezon öncesi Avrupa yasağı gelince önemli oyuncularını kaybeden,başkanı halen hapiste olan FB’de son haftalardaki performansı ile en az GS kadar haketti mutlu sonu,gönüller şampiyon iki dese de tabela bir kabul edecekti, oda GS oldu.. Ben özellikle yeni kurgularla çıkılmış yolda ilk yıl kazanılan şampiyonlukları çok daha önemserim, FB bunu çok yaptı ama devamının inşasında pek başarılı olamadı. Terim önderliğinde Elmander, Muslera,Melo, Selçuk, Eboue vb yeni montelere bu yıl eksiklere göre yapılacak yeni ilaveler Avrupa’da başarıyı daha da pekiştirecektir. Başkan, hoca ve bir çok oyuncusu değişen bir takım için ilk yılda kazanılan şampiyonluk bence bu bakımdan çok değerlidir. FB ise umarım Çarşamba 30 yıldır alamadığı kupayı alarak yaralarını sarar, Issiar Dia hakem hatalı olsa da vurmamalı idi o topa, vurmasa baskının arttığı tam gol gelecek anlardı o dakikalar, yazık etti tüm emeklere..En üzüldüğüm maç sonrası yaşananlardı halbuki bu konuda en olgun olması lazım gerekendi FB taraftarı, daha önce tam 2 kez yaşadı aynı hüzün sonu..FB yönetimi şike ile suçlandı ama gariptir yeryüzünde 3 defa son maçta şampiyonluk kaybeden başka takım yoktur herhalde, bir kere kazanınca da şike var dediler geçen sene.. Maç sonu keşke olaylar olmasa, kupa hemen ve alkışlarla verilse idi şampiyona..Bunu sahalarda ne zaman göreceğimizin cevabı ne zaman okullarda sınav zamanı hoca sınıfta olmayıp kitapları açmak mümkün olsa da kopya çekmeyecek bilinç seviyesine sahip olduğumuz anda yatmaktadır,sevgiler..
geri
