Justin Bieber's Believe..
Biber etkisi idi bendeki ilk teması Justin Bieber'in, yanılmıyorsam geçen Mayıstı, harika bir sezon geçiren Fenerbahçe'nin tarihinde ilk defa Avrupa'da final oynama sansına ramak kalmıştı, Benfika’daki maçta buna artık son nokta konacaktı. UEFA maç tarihini belirlediğinde benim için her şey bir anda alabora oldu. Öncesinde heyecanla seyahatini planladığımız Portekiz'de oynanacak maçın tarihi ne yazık ki yine aylar öncesinden diğer aile dostumuz arkadaşlarla çocuklarımıza sürpriz niyetle biletlerini aldığımız Justin Bieber'in dünya turnesinin İstanbul konseri ile aynı tarihe denk düşmüştü. Karar sürecinde yaşadığım git-geller sonucunda babalık yönüm daha ağır basmış ve kararımı o geceyi boynumda Sarı-Lacivert kaskolumla "Belieber"lar arasında olmak üzere çocuklardan yana kullanmıştım.
Konsere vardığımızda gördüğümüz ortam öyle anlatılacak gibi değildi, girerken diğer her anne ve babada gördüğümüz şaşkın suratlar zamanla bizde de belirgin hale gelmişti. Etrafı izlemeye öyle kaptırmıştık ki belirtilen konser başlama saatinden kırk beş dakika geçmesine rağmen Justin'in halen sahne almadığının farkına dahi varamamıştık. Merakım üzerine çocuklara "Nerede kaldı bu Justin ?" diye sormamla birlikte, arka sırada tanımadığımız başka bir Justin hayranı genç kızdan tokat gibi bir cevabı hızlıca almıştım :"Şikayet edemezsiniz amca, buna hakkınız yok, beklemek zorundasınız, çünkü sizin birazdan göreceğiniz kişi bir dünya starı, gerekirse hiç çıkmaz" diyerek verdiği cevap ölesiye sadık bir üyeden, üstelik bana biraz da resmen had bildiren cinstendi.
İşte Bieber'in dünya turnesi boyunca sahne öncesi ve sonrası yaşadıklarının daha çok Miami konseri görüntüleri eşliğinde beyaz perdeye aktarılan ama ancak hayranları için cazip sayılabilecek düzeyde bir film olmuş "Justin Bieber's Believe"..Ben biraz da beni 40 yaş üstü fahri bir "Belieber" olarak kabul eden kızım Yaprak'ın ona göre ricası bana göre biraz da yoğun baskısı ile gittim filme, gidince de salonda bir yandan elinde cepleri ile görüntüleri kayda alan, diğer yandan tüm şarkıları onla beraber söyleyen fanatik "Belieber"ların arasında ciddi sırıtan bir durumda buldum kendimi. . Genç yasında dans ve müziğe karşı herkese nasip olmayacak yeteneklere ve fiziğe sahip bu genç adamın gişede sosyal medya tıklamalarında ulaştığı rakipsiz başarısının bir benzerini, güçlü hayran ordusuna ve hatta filmin çıkışından bir hafta önce sanki birazda filme katkı yapsın diye açıkladığı müziği bırakıyorum mesajlarına rağmen bu filmde de yakalayacağına her ne kadar çok ihtimal vermesem de yine de hayranlarına bir o kadar zevk vereceğine de ayrıca eminim. Yüksek ihtimal Bieber ve onu yöneten ekibin turne boyunca başına daha bir çok ilginç olay gelmiştir ama ne yazık ki filmin içinde anlatılanlar daha dar bir çerçevede, hafif duygudan yoksun, zorlayıcı ve maalesef yapay bir bünye ile sınırlı kalmış..Gerek konser gerek film sonrası sohbetlerimizde çocuklara onlar için idol hüviyetindeki Bieber'in aslında ne denli zor ve acınacak süreçte olduğunu anlattığımda benle önce biraz dalga geçseler de, sonrasında dinledikçe bana hak verdiklerini görmek beni ayrıca çok mutlu edendi.
Aslında görünenler çok netti : Global hayranlarınca var zannedilen ama diğer yandan yapacağı çişten, giyeceği pantolona kadar da hükmedilen Kanada'lı gencin bedeninde imrenilen şekilde deneyimlediği birazda gerçekte var olmayan ama adı Justin Bieber konan adeta sanal bir kimlik idi..Öyle ki hayatında duygularından algılarına, düşüncelerinden kabul veya ret seçimlerine kadar hiçbir yerde özgür kalabilmeyi tadamayan bir sürecin içine adeta hapsedilmişti, üstelik o kadar ki sanki ölümüne de sebep olacak kitle onu yaratan kitle ile aynı olacak gibi idi
geri
