Kara Düzen (Black Mass)
"Kara Düzen (Black Mass)" adlı film seksenlerin Boston'un da, ABD’nin son yıllarda önce Saddam Hüseyin sonra da Bin Ladin’le yaşadıklarının adeta bir benzerini konu almakta ..Gerçek bir olaydan esinlenen hikayeye konu olan iş birliği ünlü gangster James “Whitey” Bulger ile FBI arasında başlayıp, sonrasında aynı Irak ve Afganistan’da olduğu gibi de yine bir hayli ileri gitmişti. Yıllarca kendisini görmeye alışkın oldugumuz eksantrik roller yerine Depp'i bu defa acımasız bir mafya liderini canlandırırken izlemek başta her ne kadar beni şaşırtsa da, rolün bu denli başarı ile üstesinden geldiğini görmek de ayrıca beni bir o denli alkışlatandı. FBI’in kendisiyle suçluları yakalama adına ısrarla kullandığı benzerliklerden yararlanma modeli her ne kadar bazen işe de yarasa, asıl kaçırdıkları nokta ise gerçekte tam tersi farklılıkların hakkaniyeti sağladığıydı. Allah zalim olana asla hidayet nasip etmeyecekti ama hep akıllı ve dürüst olanında sürekli başaracağı hiç garanti değildi, nitekim kazanılan savaşların kahramanları olduğu kadar kaybedilen savaşlarında kahramanları çoktu. Aynı mahalleden çocukluk arkadaşı FBI ajanı Connolly ile gangster Whitey’in ki öyle bir buluşmaydı ki bir kötünün aldatmaya diğer kötünün de aldatılmaya epey bir ihtiyacı vardı. Tefeci Whitey suçla borcun birbirinden çok farklı şeyler olduğunu anlayamazken, dükkan kirasını ödemeyeni bile anında öldürmekteydi. Halbuki öldürünce kendi suçlu, ödemeyen ise sadece borçluydu. Birlikteliklerinin üstünlüğünü kötüye kullandıkça, diyalektik buna duyarsız kalmayacak ve bu geçici üstünlüğü onlardan alıp, mutlaka başkasına verecekti. Zaten öyle de olmuştu, kural apaçık ortadaydı: hak edilmeden yapılan her sefanın, devamında birde mutlaka mervesi vardı...
geri
