Kiralık Aşık (Fading Gigolo)

Adam bir kere doğuştan şanslı, hem İtalyan kökenlere sahip hem de Brooklyn doğumlu. Tek başına bu iki özellik bile bir insanın Hollywood kariyerinde kişisel doku gelişimine ciddi katkı yapacak düzeyde ama sanki bunlar yetmezmiş gibi hayat ona birde Spike Lee ve Coen biraderlerle ayrıca beraber çalışabilme fırsatı da tanımış. John Turturro bütün bu piyangosal denkleme rağmen yıllarca oynadığı serseri, çılgın ve ezik tarzı roller sonrasında ancak ilk defa kendi yönettiği "Kiralık Aşık (Fading Gigolo)" adlı filmde bizzat iltimas geçerek daha önce hiç denemediği baş oyunculukta kendine romantik ve seksi bir rol denemesi vermiş. Tamam asla bir Brad Pitt veya bir Caprio görünümünde olmadığının, eminim herkes gibi kendi de farkında ama yine de sessiz, ciddi ve güçlü durusu ile  canlandırdığı jigolo rolünde bir o kadar da dikkat çekici..

Konu için ister yalnızlık üzerine sosyal meditasyon ağırlıklı deyin, ister daha çok dini motiflerle süslü bir seks komedisi, kimsenin itiraz edemeyeceği tek şey Woody Allen filmlerindeki klişelerin filme direk damga vurmuş olduğu : Klasik caz parçalar, Fransız şansonlar ve o hep onun çekimlerinde görmeye alışık olduğumuz nemli New York sokakları  adeta sanki filmi Allen çekmiş havasında... Oysa Allen filmde kendisini bu denli hayranlıkla kopyalayan yönetmene sanki bir jest yaparcasına yardımcı rolde, dededen kalma kapatmak zorunda kaldığı kitapçı dükkânı sonrası kendi için çok  yeni bir alanda müteşebbis bir kimlikle karşımızda. İlginç olan zaten hayranlarını daha önceki yıllarda yaşadığı bazı cinsel davalarla hayal kırıklığına uğrattığı halde burada da toplum tarafından pek kabul görmeyen bir mesleğin icrasında kibar adı ile resmen kadın simsarı işine soyunması, yıllardır görmeye alışkın olduğumuz beden dili ile son derece zıt bir kimya...

Allen'ın jigolo olarak pazarladığı Turturro ile aralarında yaptıkları anlaşmadaki hasılatın yüzde 60\40  oranındaki paylaşımına, iki tarafında rızası olduğu ve kanımca bir gabin durumu olmadığı üzere söyleyecek hiç bir lafım yok, bilakis kurulan bağın mekanik değil tamamen organik bir dayanışma esasına dayalı olacak kadar birbirlerini çok iyi bir ekip haline bürümesi bir o kadar örnek alınacak cinsten..  



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar