NADİDE HAYAT

100 Büyük Türk Listemde her zaman yer bulan usta yönetmen Çağan Irmak son filmi "Nadide Hayat"la bir kez daha farkını ortaya koymakta.. Irmak'ın başrolde şans tanıdığı Demet Akbag'ın kalitesi asla tartışılmaz ama benim böylesine bir yönetmenden daha çok beklentim, öncekilerde olduğu gibi bizleri yine yeni oyuncularla tanıştırmış olmasıydı. Zira Akbağ'ı özellikle Ata Demirer'le çevirdiği filmler sonrası burada bir daha görmek, sanırım izleyen içinde artık fazla heyecanlı olmayacaktı. Irmak'ın önceki filmleri kadar damarsal bir etkiye sahip olmayan film, eşini ansızın kaybeden bir kadının evlilik uğuruna bitiremediği üniversitesine yeniden dönüp, sonrasında çıktığı okul araştırma gezisinde başından geçenleri konu edinmekte..

Ögrencilere kıyasla ileri yaşta olan Akbağ, daha çok kendi gibi kaybedenlerin bulunduğu bir ekipte, pek farkında olmasa da, aslında her bir diğer üye gibi gerçekte belli üstün özelliklere sahipti. Parça bazında birbirlerini tamamlayan ekip üyelerinin ihtiyacı olan, kendilerini daha iyi tanıyıp, zamanla bu özelliklerini ortaya koymalarıydı. Akbağ'ın bu konudaki farkındalığı grup üyelerine olumlu etki yaparken, ilerleyen süreçte ekibin her bir üyesi başkalarının hayatının figüranı olmaktan çıkıp, kendi hayatlarını kaçırmamalarının farkına varmışlardı. Bu başlarına gelen aynı zamanda çok ciddi bir sosyal ızdıraptı, bu sebeple çogu insan kendini gereksiz yere kötü hissederken, hayatta da hep mutsuz olmaktaydı. Her sey bir yana öğretmen ve öğrenci hep bir arada, üstelik aynı gemide seyahate çıkmak, hani hep deriz ya enseye tokat, işte birazda o misal itaatte belirgin bir gevşeme yaratmıştı. Ekibe liderlik eden ögretmenin en başta yapması gerekeni Şanlı Türk ordusu yıllardır yapmakta, subaylarla ast subaylar yemek yerken bile farklı alanlar kullanmaktaydı. NOT : 6.5



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar