Nebraska
Kainat var olduğundan beri süre gelendir : İnsan sırası ile buhar gibi, elektrik ve internet gibi Kozmos verilerini kendi iradesi altında üretim yapmak için kullanmayı geliştirdikçe, toplumsal yapı biçimleri de buna paralel mutlak değişim gösterir. ABD’nin Atlanta şehrinde yüksek lisans yıllarımdaki boş zamanımda okulun ayrıca açtığı bir programla, belli kira ödeyen emeklilere tahsis edilen sosyal tesislerde, haftada bir programa gönüllü katılan bir emekli ile belli saat sohbetler yapardım. Bana denk gelen gardiyan emeklisi Frank adlı dostum bu sayede yalnızlığını giderirken, işin aslında bende kendi adıma İngilizcemi geliştirme şansını yakalardım. Orada bizzat deneyimleyip, hayran kaldığım ve dönünce özellikle inşaatçı girişimci arkadaşlardan neden bu emekli siteleri konusunda ülkemizde yatırım yapılmaz diye sorguladığım konuyu yıllar sonra izlediğim bir filmin içinde görmek benim açımdan bir hayli ilginç oldu.
“Nebraska” adlı bu yıl tam 6 dalda Oskara aday, özellikle Bruce Dern’in başrolünde harikalar yarattığı film bence de tartışmasız bu yılın en iyilerinden.. Siyah- beyaz çekimler biraz hikayedeki durumun umutsuzluğuna gönderme yapsa da diğer yandan kurak Nebraska topraklarının görüntüsü ile ilgili bir o kadar da uyumlu bir görsel sunmakta. Hikayede Dern’i kimsenin ikna edemediği ama bizzat kandırıldığı dolandırıcılığın bir benzerini ABD’deki okul yıllarımın daha ilk haftasında oda arkadaşlarımla beraber bizzat bende yaşamıştım. Telefonla kandırıldığımız geceyi, kazandığımız ödülün sevinci ile hiç uyumadan geçirmiş, sabah okuldaki yabancı öğrenci danışmanına durumu anlattıktan sonra gerçeği ancak öğrenip, olay bize pahalıya patlamadan, kredi kartlarımızı hemen iptal ettirmiştik. Yapılan oyunda genelde hedef hep bir şekilde zayıf kişiler idi : ya bazen bizim gibi ülkeye yeni adım atmış yabancılar ya da filmdeki Dern gibi Alzheimer’a gitgide yaklaşan insanlar.
Aslında yapanlarca ulaşılmak istenen bir takım dergilere abonmanlığımızın sağlanarak, onlar için vaat edilen komisyonlara ulaşabilmek kadar basit iken, cazibeden etkilenmeyip bilenen gerçeğe hem Dern hem bizler uymuş olsak belki de hiç böyle zor anlar yaşamayacaktık. Neyse ki her şerde bir hayır vardır, o günden sonra aldığım ders ileriki yıllarda bana her zaman çok yardımcı olmuştur : Bir şeyin normalini yapamayanlar, her zaman jest yaparlar saptamamla buna benzer olaylarda sonrasında hep çok daha temkinli olmuşumdur, size de şiddetle tavsiye ederim.
geri
