Nefret Sekizlisi (Hateful Eight)

Quentino Tarantino benzersiz sitili ile sinema dünyasına damga vurmuş az sayıda yönetmenden önemli bir tanesi.. Efsane filmi “Pulp Fiction”dan bu yana her filmini merakla beklediğim usta yönetmen şiddet dolu sahneler yüzünden ciddi eleştiriler de alsa, kullandığı ritmik muhabbet ve gizemli karakterler içinde ayrıca bir o kadar alkışı hak edendi.. “Nefret Sekizlisi (Hateful Eight)” adlı film tamam belki bir “Pulp Fiction” kadar iyi değildi ama yine de Tarantino ekolüne uygun hali ile de oldukça iyi bir seyre sahipti. Günümüzde bu denli iyi bir kovboy filmi çekebilen az sayıda kişiden biri olan yönetmen, hikayenin tiyatro oyunu gibi gelişmesi nedeni ile filmde çok güçlü karakterlere ihtiyaç duymuştu. Güçlü diyaloglar sayesinde karakter derinligine rahatça inmemizi saglayan filmdeki oyunculardan Samuel Jackson, Jennifer Jason Leigh, Kurt Russell ve şerif rolündeki Walton Goggins performansları ile diğerlerinden sanki bir adım daha da öne çıkanlardı. İç savaş sonrası soğuk bir kış günü yol üzerindeki bir konaklama tesisinde tesadüfen buluşan, anti-sosyal ve vicdansız sekiz ayrı kişinin aralarındaki gizli bağları çözme uğruna neleri göze aldıklarını anlatan hikayede, beni en çok şaşırtansa böylesine edepsiz bir grubun zeka ile akıl arasındaki farkı oldukça iyi kavramış olmasıydı. Zeka hepimizin içinde az çok yüklü iken, akıl zekadan farklı olarak zaten doğada var olandı. Birbirlerine salvo atmada oldukça usta olan her bir karakter aradaki farkı öyle iyi anlamıstı ki eylemlerinde neye ihtiyacları var önceden çok iyi hesaplıyorlardı. Zeka hayatta kalmamıza, akıl ise daha çok hayatı tanımaya yarayandı. Doruga cıkıldığı ansa aklın bizzat zekayı yönettiği zamandı. Puan :7

 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar