Para Avcısı (The Wolf of Wall Street)

Wall Street Gordon Gekko'nun finansal argümanları ile yıllar önce çok daha ilgi çekici idi.  Martin Scorsese imzalı, beş dalda Oskara aday "Para Avcısı (The Wolf of Wall Street)" adlı filmde o denli zeka içeren sahneler pek öyle yok ama onun yerine  sınırsız yetki, sınırlı zaman dahilinde adeta saatli bomba misali, o dünyayı yönetenleri esir alan, seks ve uyuşturucu batağındaki marjinal özel yaşamları daha çok var...

Filmdeki bazı sahneleri izledikten sonra acaba kokain piyasası kimi dönem Hollywood’u bir nevi pazarlama aracı olarak mı kullanmakta diye inanın düşünmeden edemiyor insan? Gücün, hırsın, kibirin doruğunda her şeye sahip olan ama kendi var olamayınca, toplumun onu beğenmesine ihtiyaç duyup ciddi hatalar yapan, yaptığı bu hatalara rağmen kendisini hiç sorgulamayan hatta bunlardan sürekli başkalarını sorumlu tutan bir karakteri çok başarılı bir şekilde oynamakta başrolde janti aktör Leonardo DiCaprio. Niceliği yüceltip, niteliği ihmal ettiği halde çalışanlarının her daim bir nevi idolü durumunda kalmayı başaran Caprio kadar, filmde ona bu dünyada kalıcı olmak adına nasıl bir yol izlemesi konusunda tavsiyeler veren ilk patronu rolündeki kısa süreli oyunu ile Matthew McConaughey şaşırtıcı derece görülesice halde.. Yine en yakın iş arkadaşını canlandıran, geçen sene Brad Pitt ile oynadığı “Moneyball” filmi ile Oskarı alan ve burada da benzer performansla heykelciğe bir kez daha aday olan Jonah Hill'de ayrıca çok üst düzey performans sergilemekte, özellikle beni koparan iki, üç sahnesi var ki yıllarca aklınızdan çıkmayacak kadar orijinal halde..Leo’nun ailesinden, iş ortaklarına, dostlarından, çalışanlarına kadar etrafındaki herkes o kadar benzer haldeki hani derler ya kork korkmazdan, utan utanmazdan diye, işte o kadar çevrenizde olmasını istemeyeceğiniz ve bir o kadar da olmasından sakınacağınız kadar.. 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar