Samimiyet, Güven

Samimiyet, Güven


Hayatta zor seçimler vardır, arkadaş, dost seçmek de böyledir. Bir ilişkide aradığımız en önemli özellik samimiyettir, güvendir. Samimiyet bir çimentodur, ilişkileri güçlü ve sağlam kılar. Yaşadığımız hayatta bir çok insanla karşılaşırız, bunların içerisinden önce arkadaş seçeriz, iyi ilişkiler kurduğumuz arkadaşlarla da dostluklar kurarız. İyi günlerde dostluklar kurmak kolaydır, dostluklar zor dönemlerde belli olur. Mutluluğu herkesle paylaşabiliriz, ancak acıyı ve zorlukları herkesle paylaşamayız. 
 
İçinde samimiyet, güven ve sevgi olmayan dostluk, dostluk değildir. Dostluk kurmak kolay, fakat dostluğu sürdürmek zordur, dostluk emek ister, sevgi ister, güven ister, barış ister...
 
Bütün sosyal ilişkilerin temeli güvendir. Böylece insanların çatışmasız, korkusuz ve kaygısız yaşamaları mümkün olur. Güven duygusunun zayıf olduğu kurumlarda bireylerin enerjisi dedikodulu, kaygılı senaryolara gider. Buna karşılık yüksek güven, kişiler arasında yaratıcılık ve işbirliği doğmasına imkan verir. Güveni oluşturmak için en büyük rol iş liderlerine düşer. İş liderlerinin özü sözü bir, güven duyulmaya layık olması, kendisi açık olduğu gibi aynı zamanda açıklığı cesaretlendirmesi, sanal ve samimi olmayan ortamın güven için bir tehdit oluşturduğunu fark etmesi gerekir.
Samimiyetsiz kurulan dostluklar, çürük tuğlalardan yapılan binaya benzer. Dostluklar samimiyetsiz ve sevgi çimentosundan yoksunsa, sadece bulunduğu sırayı veya çürük tuğlayı değil, tüm binayı tehlikeye sokabilir. 
 
Bizler birbirine sıkı sıkıya kenetlenen tuğlalar gibi bir arada olmaya azmettiysek ve söz verdiysek, çürük tuğlayı ya sıkı sıkı kavrayacağız veya tuğlayı değiştirip, binanın yekpare ayakta kalması için gayret edeceğiz, bu dostluğu yarınlara bırakmak için gayret edeceğiz. 
 
Hayat başarısına katkıda bulunan özellik dayanıklılıktır. Dayanıklılık kavramı akla ilk olarak fiziki dayanıklılığı veya gücü getirir ancak fiziksel dayanıklılığı da geliştiren ve pekiştiren duygusal dayanıklılıktır. Duygusal dayanıklılığın en önemli özelliklerinden birisi de affetmektir. Affetmek yazması kolay, ancak uygulaması çok zor bir kavram. 
Canınızın en yandığı anda, öfkeden delirmişken, karşınızdakini deli gibi suçlarken, affetmek kolay mı?
 
Affetmek, Kendine yapılanları kabullenmek mi?, sindirmek mi?, yutmak mı?, susmak mı? Affetmek sandığın gibi haksız olduğunu kabullenmek demek değildir. Bütün yükü çekip suça ortak olmak da değildir. Söylenecek çok söz varken hepsini yutup hiçbir şey yokmuş gibi davranmak da değildir. Acının, sancının, öfkenin, çaresizliğin, yalnızlığın dibine vurmuşken, gözyaşlarına boğulmuşken her şeyi yok saymak da değildir. 
 
Hepinize güvenin ve samimiyetin olduğu güzel bir hafta diliyorum...


geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar