SKYFALL
Şehrimizde ve ülkemizin diğer yerlerinde çekilmesi aramızda ayrı bir bağ yaratmıştı James Bond’un son filmi “Skyfall” ile, günlerce bizzat hem eve hem işyerime yakın yolların film çekimleri için kapatılması yüzünden az da zorluklar yaşamamıştım, onun için ayrı duygularla gittim filme.. Maalesef son üç, dört Bond filminde artık bende oluşmaya başlayan intiba bu filmle de değişmedi ve iyice yerleşir oldu..Soğuk savaş sonrası bir dönemin efsanesi 007 artık hem senaryo hem diğer teknik açılardan farklılık yaratamayacak kadar sıradan halde, yeni nesil için belki daha da ileride ancak çizgi film kahramanı olacak düzeye doğru bir gidiş var sanki.. Hafif Putin çağrıştıran Daniel Craig fiziği ve sesi ile rolü hak etse de çok az mimik taşıyan ve hep üzüntülü duran yüzü biraz daha fazla gülmeye ihtiyaç bırakmakta..Kötü adam olarak seçilen Javier Bardem’in iyi performansı ve son yılların müthiş şarkılar üreten Adele’in film müziği dahi filmi kurtarmaya yetmemiş..Bond kızları artık eskisi gibi değil, daha özensiz ve sıradan, arabalarda yine sanırım sponsor bulamayınca hep Aston Martin olmakta.. Bunu markanın İngiliz olmasına bağlamayalım, para olduğu anlar ada milliyetçiliği yapmayıp Guinness yerine Heineken içen bir Bond var karşımızda..Bu kadar toplanan paralarla daha fantastik kurgular yapılmalı bence, benzerlerinden daha önde gitmeli Bond, çünkü orijinal aslında o ama maalesef kendilerini geliştirmeyince kopyaları onu geçmeye başladılar, aslında normalde orijinal hep kopyanın önünde gider, demek ki eskisi gibi farklı değiller artık..En güzel sahnelerin filmin açılış sahneleri olduğu kesin, İstanbul ve devamında Adana’da geçen kovalamaca sahneleri çok başarılı.. Normalde Hindistan’da çekilmesi düşünülmüş tren çekim sahnelerinin, Hindistan’da çekimlere izin çıkmayınca, Adana civarında bulunan Varda köprüsünü alternatif olarak tespitlemek, bu konuda çalışan ekiplerinin dünyayı avuçlarının içi gibi bildiklerinin bir göstergesi..Gelin Adana’da sorun, çoğu kişi görmemiştir bile Almanlarca 1. Dünya savaşı öncesi Bağdat’a kadar giden tren yolunun tamamlanması için yapılan ve filmde tren sahnelerinde kullanılan bu enfes mimariye sahip köprüyü..Yine diğer beni güldüren ve merak ettirenin, kovalamaca sahnelerinde esnafın Türkçe eşek oğlu eşek diye bağırdığı andı..Acaba bilinçli mi yoksa tezgahtaki mallarının dökülmesi yüzünden kızgınlığı sonucu kaza ile mi ekrana yansıdı yönetmene sormak isterdim. Not :6.5
Tebrikler GS..Nerede ise ilk maçlarda alınan sonuçlar sonrası UEFA yolu bile tıkanık görünüyordu, neyse ki Manchester United devreye girdi ve hem Braga hem Cluj maçlarını boş geçmeyerek bir şans daha verdi Sarı Kırmızılılara.. GS’da bunu geri çevirmedi ve önce dışarıda Cluj sonra içerde Manchester galibiyetleri ile hayat buldu.. Şimdi üçüncülük ve Kupa 2 en azından cepte ama Braga’da kendine yakışanı yaparsa Devler Liginde bir üst tur çok daha yakın..Maçın tekniğinde her futbolcusu üst düzey oynadı ama en üst düzeyini türbinde yönetici olarak bence son yılların en sempatik futbol adamı Abdülrahim Albayrak oynadı, futbol deyince bende iki adam hal, sohbet ve tavırları ile sempati uyandırır, birisi Albayrak diğeri Can Bartu’dur..Manchester’in B takımı değil A takımı gelse sonuç böyle olmazdı diyenlere hem katılırım hem katılmam.. Katılmam B takımı da bizim liglerdeki kalitenin çok üzerinde idi, katılırım THY reklamlarına katılan Manchester ekibi dahi dün Sami Yen’e(Arena) gelen ekipten daha üst düzey idi..
geri
