Son Umut (Water Diviner)
Yılmaz Erdogan’ın bir sahnede Cem Yılmaz’a Osmanlı tarihi bundan daha kötü bir çavuş görmemiştir söylemindeki mizah, bana cok sevdiğim bir dostumun geçen yıllarda hepimize adeta ders veren güzel bir anısını hatırlattı: Arkadaşım, cok emek verdigi halde bastan sona kötü giden, liderliğini de bizzat üstlendiği projenin sonrasında, kendisine iletilen sahte övgülerin tam tersi bir durusla, durumun vahametini bizzat ortaya koyduğu konuşmasındaki sahici olan tavrıyla, hem onu dinlemeye gelenleri şaşırtmış hem de gerçeği paylaştığı, kandırmayan yönü ile de hepimize adeta bir o denli örnek olmuştu. Aslında hayatın ritmi de genelde biraz öyledir, gerçek geldiğinde sahte illa ki ölecektir, gerçek bölünebilse de, birleştirilebilse de kesin olarak asla üretilmeyendir, çünkü gerçek doğada zaten hep var olandır. Kitlelerin beğenisini daha çok “Gladyatör” filmi ile kazanıp, sonrasında “Akıl Oyunları” ve “Cinderella Man” ile doruğa çıkan Russell Crowe, Kuvayi Milliye ruhu ve Büyük Atatürk'ü de saygı ile andığı "Son Umut (Water Diviner) adlı yapımında, bunlar yetmezmişçesine, sinemamızın iki büyük ustasına da ayrıca baş rollerde şans vermesiyle, artık sanırım ülkemiz içinde önemli bir aktör olmayı son derece hak eder bir konumda...
Film her ne kadar biraz Russell’a Anzak fonları baskısıyla sanki bu iş mutlak olmalı dercesine, zorla yaptırılıp, her iki taraf içinde geçerli çok özel duygu dolu anlara tam manası ile bir türlü hitap edemiyor da olsa, içerikte bizlere anımsattığı kültürel ve tarihi değerler açısından da bir o kadar zevkle seyredebilir durumda. Tesadüfler sonucu savaştan aylar sonra bir araya gelen anzak babası rolündeki Crowe'la Türk subay Yılmaz Erdogan arasındaki savasın sebebini sorgulayan sohbetlerde ,her iki taraf adına ciddi haklılık payı da olsa, benim onlara ayrıca ilave edeceğim maliyeti görmeden hiçbir ilişkinin tam olarak anlaşılamaz olduğudur. Nitekim benzer şekilde, çıkış sebebi birazda kölelik ücret tarifeleri arasındaki farka dayanan ABD iç savaşının sonunda da kuzey tarafı güneydeki köleleri kendine çekmek adına, hiç amacı olmadığı halde birazda mecburen köleliği kaldırmak zorunda kalmıştır.Eminim Crowe’a bunu da sorsak belki cevabında yine prensiplerdi, insan haklarıydı falan diyecekti ama sanırım Lincoln’ün kararına etki eden arka plandaki görünmeyen asıl gerekçe, her zaman olduğu gibi sanki yine maliyetti.
geri
