SPOTLIGHT

Oscar töreni öncesi otoritelerin kesin kazanır dediği "Spotlight" her ne kadar benim favorim değilse de, sahip olduğu lobi gücü ile beklendiği gibi ödülü alıverdi . Gerçek bir olaya dayanan hikayenin, Başkan Obama’nın ajandasında önemli yer tutması, akademi üyelerinin de filme olan ilgisini oldukça artırmıştı.. Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan film, Katolik dünyasını bir hayli sarsan çocuk tacizi skandalını konu almıştı. Rezalete bizzat bulaşan çok sayıda rahibin süreci nasıl örtbas ettiği, bir grup gazeteci tarafından ortaya çıkarılmıştı. Başarılı araştırmacı gazeteciler, birbirinden farkı şeylerin benzer özelliklerini, benzer görünenlerin de farklı yönlerini tespit ederek, sonuçta toplum adına çok ciddi fayda üretmişlerdi. İnsana kime güveneceğini şaşırtan sahnelerle dolu filmde benim en çok dikkatimi çeken, olayların esas sorumlusu baş kardinalin ABD’deki 11 Eylül saldırıları sonrası sanki kendi çok doğruymuşçasına İslam hakkında medyaya yorum yapmasıydı. Zaten kendi İslam’ı biraz anlamış olsa, eminim tüm bu olanlar başlarına hiç gelmeyecekti. Görünürde iyi olan bu rahipler maalesef özde hiç öyle değildi. Zaten eğer öyle olsalar, örtbas gayreti ile dayanışmaya hiç ihtiyaç duymazlardı. Yapılacak en büyük hata tüm bu olanların arkasında belli bir mantık aramaktı. Mantıkta sebep-sonuç ilişkisi işlerken, sorgulama mutlaka şarttı. Böylesine bir girişimi de üstelik kilise hiyerarşisinde denemek, zor değil bilakis neredeyse imkansıza yakındı. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar