STEVE JOBS

Garaj çocukların en bildik simalarından Steve Jobs'in son yillarda yaptıgı müthiş buluşlar, alt yapı üst yapıyı değiştirir tezinin de adeta en büyük belgesiydi. Tasarım harikası ürünlerle yaşamın her anına dokunan böylesine farkli bir kisinin hayatını filme çekmek, sanirim “Yes Cemal” dizeleri ile hatırladığımız “Slumdog Miillionare” adlı filmin usta yönetmeni Danny Boyle için dahi pek öyle kolay olmamıştı. Michael Fassbender’in Jobs’ın o zeki, narsist ve hırslı halini oldukça iyi oynadığı filmde, asistanı rolünde izlediğimiz Kate Winslet’ta muhteşem performansıyla ondan hiç geri kalmayandı. Erişirliğin çok yönlülüğe, dizaynın fonksiyona ağır bastığı vizyonuyla global çapta çığır açan Jobs, maalesef özel hayatında çalışanlarına karşı hircin tutumu kadar kötü bir baba olmasıyla da kendi iç dünyasında çelişkiler yaşamaktaydı. Okulu bıraktıktan sonra girdiği iş hayatında baştan beri çok iyi bir stratejist olan Jobs, her defasında neticeyi sabitlerken, kendisini hedefe goturen tüm yolları da olabildiğince çok tutmaktaydı. Amansız yakalandığı hastalıgı sonrası hayata gözlerini yuman Jobs, kendi gibi ünlü bir iş adamı olan rahmetli Vehbi Koç’un anılarını daha önce okumuş olsa, eminim hayata olan bakışı da bir hayli farklı olacaktı. Koç yasamda sahip olunanlarin değerini dijital dünyayı oluşturan sıfır ve bir rakamları ile sembollestirirken, iş sahibi olanların varlık hanesine kafadan bir sıfır koymaktaydi. Iyi giden işler, alınan arabalar ve edinilen evlerle sıfırların sayısı her gecen gun artarken, birin devreye girmesi birazda sağlıkta hiç sıkıntı olmamasina bagliydi. Zaten işte ancak o zaman eldeki mevcut sıfırlar başlarına gelen birle çok daha fazla anlam kazanmaktaydı. Her şeye bir çözüm elbette vardı ama ne giden sağlıgin ne de geçen zamanin ikamesi halen bir türlü bulunamamıştı. NOT :7



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar