TRUMBO

ABD’nin kendi vatandaşları arasında komünist var mı diye cadı avına çıktığı yıllar ünlü yazar Dalton Trumbo'nun basindan gecenleri anlatan “Trumbo” adlı film, sesinden, mimiklerine her hali ile mukemmel oynayan Bryan Cranston’a da ayrica oskar adayligi getirmis durumda.. Kendisine yardimci rollerde yine en az onun kadar başarılı Helen Mirren ve Diane Lane'in eşlik ettigi filmde, yönetmenin yapmış oldugu tek hata, Trumbo’nun kızı ve oğlunu geçen yıllara oranla aynı hızda yaşlandırmamasıydı. Trumbo dogru olduguna inandigi her konuyu sonuna kadar savunurken, ilerlediği yolda en beğendiğim yanı, kimin az ya da çok olduğunu değil, kimin iyi ya da kötü olduğunu referans almasıydı. İster kapitalizm olsun ister komünizm, hiç birisi yasaların tersini yapana adil biçimde maliyeti ödetmeyendi. Sanki doğanin yasalari da başkaları üzerinde hakimiyet kurmayi pek oyle gecerli kilmayandi. Keske yoğun yönetme arzusu yerine idare ve yarginin nakis gibi islendigi duzenli sistemler var olsaydi, maalesef ne kapitalizm ne de komünizm tam anlamiyla henuz bu seviyede değildi. Harp dünyasında madde mananın önüne gecince, duzendeki cok kimse herseyi hakki sanmakta, hak nedir diye sorulunca da, maalesef hakkin tanimini dahi yapamamaktaydi. NOT :7 



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar