Unutursam Fısılda
68 kuşağı diye de anılan global özgürlükçü hareketlerin ilk ortaya çıktığı yıllar ben henüz dünyaya gözlerimi daha yeni açmıştım. Döneme damga vuran Çiçek Çocukları ilk yıllar sonra gittiğim bir Danimarka gezisinde yakından görmüş, hayata bakış açılarını ise ancak özerk bir cumhuriyet kurdukları Christiania denilen komünal bölgeyi gezdikten sonra çok daha iyi anlayabilmiştim. Fotoğraf çekmenin, kavga etmenin, ağır uyuşturucu kullanmanın yasak ama marijiuna kullanım ve satmanın serbest olduğu meditasyon ağırlıklı, bohem bir tarzda bu ilginç bölgede yaşayanlar geçimlerini de ancak bölgeye gelen turistlere sattıkları hediyelik eşya vb şeyler üzerinden sağlamaktaydılar. 100 Büyük Türk Listemde sinemayı temsilen son yıllarda hep yer verdiğim Çağan Irmak, son filmi “Unutursam Fısılda”da işte birazda bu furyanın egemen olduğu o yıllara gönderme yapmakta.. Her gidenin salondan zevkle çıktığı filmde, bu defa iki kız kardeşin herkese nasip olmayacak kadar sahip olduğu güçlü ve derin bağı konuya damga vurmakta.. Hikayede, bu kızlardan küçük olanının, kasabanın zengin ve yakışıklı genci ile ortak tutkuları müzik sayesinde yaşadıkları eski Türk filmlerine gönderme yapan imkansız aşkındaki süregelenler izleyene çok akıcı ve duygu sömürüsü yapmayan bir şekilde anlatılmakta..
Çağan Irmak bulduğu masalımsı damar konular dışında hangi alanda kimle çalışacağını çok iyi seçen, işi ehline verdiğinde de, doğru sonuç alınacağını son derece iyi bilen bir insan.. Bu defa da özellikle görüntü yönetmenliği ve müzikler konusunda oldukça titiz ve başarılı bir çalışma ile karşımıza çıktığı filmde, kahramanımız Ayperi ve arkadaşlarının gerek kostümleri, gerek söyledikleri şarkılar ve gerekse yaşadıkları yerler o kadar dönemin gerçeğine yakın ki yapılan iş karşısında şapka çıkarmamak adeta mümkün değil..
Hiçbir şeyin egemenliğine girmeyen Ayperi karakterini son derece başarılı canlandıran Farah Zeynep Abdullah, dönemin Islahat ve maslahatçı toplumunda, tüm yaşadıklarında düz duvara tırmanmayıp, daha çok yokuş aşağı koşan ve yine bir şeyin olabilmesi için mutlak başından geçmesinin şart olduğuna inanan bir yapıda.. Aslında pek öyle haksız da sayılmaz ısrarında, doğaya da bakınca her tohum fide, her fide de meyve her zaman maalesef olamamakta..
geri
