13. KM

2008 Avrupa Şampiyonası’nda Hamit Altıntop, Çek Cumhuriyeti maçında koştuğu 13 km ile maçın açık ara en çok koşan oyuncusu idi. Ama asıl önemli olan bu koşunun maçın skoruna etki edecek etkinlikte olmasıydı ve Hamit’in asistleri ile Türkiye gruptan çıkmıştı.

Bunun bir benzerini ama 12 km civarında koşarak Wesley Sneijder, 2014 Dünya Kupası’nda gerçekleştirdi ve Hollanda’nın kupa esnasında 7 maçta toplam en çok koşan oyuncusu oldu ve takım Dünya 3. Oldu.

Günümüz futbolunda sadece çok koşmaktan ziyade etkin koşmak çok daha önemli hale geliyor zira yukarıda saydığım bu iki adam kulüp takımlarında koşmuyor ve ağır kalıyorlar diye sürekli eleştirilirken, geçmiş performansları bu adamların farklı noktalara çıkabileceklerini bize gösteriyor.

Son 3 haftadır Burak Yılmaz’ın yeni pozisyonundaki koşu etkisinden bahsediliyor ama fark eden sadece etkin ve gerekli koşular yapmaya başlaması aslında. Bugüne kadar sürekli ofsayt ve faul koşuları yapan Burak Yılmaz, yeni oyun sisteminde ve pozisyonunda daha farklı icraatlar içine girdi.

Topun oynandığı alanın daralması ve yüzü dönük oynaması, gücünü daha etkin kullanmasını doğuruyor ve maçın sonuna kadar depar yapabiliyor.

Yani aslında hocalar oyuncuyu değiştirmiyor, oyun sistemleri ve mevkiler üzerinde nüanslar yaparak, oyuncudan maksimumu alabiliyorlar.

Dün akşam oynanan Trabzonspor-Ç.Rizespor maçında, konuk ekip 115 km. koşmuş; bu takım şu anda düşme hattında yer alıyor ve bu sebepten bu maça yeni hocasıyla çıktı. Dünkü maçı izlediğinizde Rize’nin temposuna bakınca, bu takım nasıl burada diyorsunuz, zira yeni hoca bir gecede kondüsyon yüklemesi yapamayacağına göre, tek fark oyuncuları etkin kullanmaktan geçiyor.

Herkese sıhhat, akıl ve spor dolu bir hafta diliyorum…

Günün Sözü:

-Bir oyuncu yoruldum, öldüm, bittim dedikten sonra en az 5 km. daha koşar- Mustafa Denizli, (Maraton Programı’ndan)



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar