Coğrafya Kaderdir!

Coğrafya Kaderdir!


"Uzaktan bakınca tatlı hayat sanılır ama gladyatörsündür aslında aynı kaplanların önüne atılan Romalı meslektaşların gibi...Haftada 3 kez arenaya çıkarsın milletin huzur içinde eğlenip evine sağ salim dönmesini sağlamak için ama en ufak hareketinde ana avrat küfür yersin. Halbuki o küfür yiyenler evde senin yolunu gözlüyordur, seni taşıyan otobüsün gelmesini bekliyordur, nerdeyse her ay en az 8-10 kez yaptığı gibi...
 
Bazen o otobüs gider ama geri gelmez, gladyatörler geri dönemez. Küfür edilenler ve küfür edenler aynı safta beraber ağlıyorlardır artık, nur içinde yatın...."
 
Geçen haftaki sözlerimizle bu haftaya da başlamak, hayatın hiç durmaksızın bizden aldıklarına ağlamak, naatlar düzmek insanın olgunlaşmasına giden yolda bizim en büyük kilometre taşlarımızdır diye düşünüyorum. Olgunlaşma dediğimiz kavram ancak yaşanmışlıkların sonucunda çıkan derslerin ruhumuzda ihya olması, vücut bulması ile su üstüne çıkabilir. Fakat ders almak bir kenara dursun, de ja vu olmakla ömrümüz geçip gidiyor, hala buna müdahale edebilen bir toplumsal olgunluğa eriştiğimiz söylenemez.
 
Her yaşanmışlık bizleri birkaç haftalığına ancak birleştirip düşünmeye itiyor ama sonrası beyhude oluyor maalesef. Yaşadığımız topraklar medeniyetin olduğu kadar kaosun da merkez üssü konumunda ve işte bu sebepten İbn Haldun'un meşhur sözü bu kainat üzerinde en çok bizim için geçerlidir. Ne diyor İbn Haldun:
 
'Coğrafya kaderdir'
 
Rus Çarı, 19.yy'da Osmanlı için, daha sonra tarihe geçecek, ders kitaplarına, konferans bildirgelerine girecek  'hasta adam' tabirini kullandığında Osmanlı'yı yönetenler bu gerçeği görmek istemediler, aynı şu anda 'neo-ottoman'cıların da göremediği gibi ve politikaları ile imparatorluğu felakete sürüklediler. Sonrasında ülkeyi bu hastalıktan iyileştiren ve muasır medeniyetler seviyesine çekmeyi düstur edinmiş zihniyetin yok edilmek istenmesi ile de hastalık nüksetti ve metastaz sürecine girdi.
 
Aslında karşındaki adamlar istikrarlı bir şekilde aynı politikayı güdüyor. Hastaysan seni ameliyat edip tarihten silmeye çalışıyor. Sen Osmanlıyken seni parçaladı, şimdi yine Osmanlıcılık oynuyorsun yine parçalamaya çalışıyor.
 
En kısa sürede politikaları gözden geçirip, üzerinde yaşadığımız coğrafyanın 11.yy'dan beri kaderimiz olduğu gerçeğinden yola çıkarak sağduyulu kararlar vermemiz, uzlaşı kültürünü kalıcı olarak yaşatmamız lazım.
 
Bu hafta spor değil ağır konular oldu. Spor da ne vardı? 
 
Sen, Ankara'da ölenlere 300 km ötede Konya'da saygı duruşu yapamazken; Fransa'daki terör olayından sonra milli maçta saygı duramaz, ıslıklarken elalemin İspanyol'u 4000 km ötede senin için saygı durup sana dersini verdi. Nokta....
 
Herkese sıhhat, huzur, akıl ve spor dolu bir hafta diliyorum...
 


geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar