Mayıslar Kimin?
Ülkemizin bahane üretme ve yaşadığı başarıları kutlayamama kültürünün zirve yaptığı günler yaşıyoruz.
- Ekaterinburg’da iki Türk takımı Avrupa Şampiyonası finalini oynar, maçtan sonra kupadan çok küfür tartışılır…
- Aynı iki takım bu sefer İstanbul’da final oynar, bu sefer makas aromalı yumruk konuşulur, kimse 14 sene sonra gelen kupayı konuşmaz…
- Nisan ayında şampiyon olursun, Bağdat Caddesi’nde dükkân yağmalanır ( hırsızlık denir ama asayiş berkemaldi de hırsız gökten mi indi)…
- Aleme inat(!) 3 sene sonra şampiyon olursun, stadını “paralı köpekler!!!” basar…
- Konya’da yılın tek kupasını 9 yıl sonra alırsın, ama dönüş uçağında finalde bile oynamadığın ezeli rakibine söversin…
- Şampiyonluk kutlaması yapacağın maça çıkarsın, IQ ‘suzluğunu 2008 Avrupa Şampiyonası Çek Cumhuriyeti maçında tescil eden kalecinin fikri olduğu ortaya çıkan kâğıt ortalarda gezer. İyi ki yazdın, sanki yazmasan bilmeyecektik…
- Bunu da bizim beğenmediğimiz İtalyan’a sorarlar, adam “ Fenerbahçe’yi tebrik ederim” der, içinden de gülüyordur acınacak halimize…
- “Paralı Köpeklere”e paralel saatlerde, Manchester City’nin şampiyonluk kutlamalarına bakarsın, tüm stad sahaya iner, futbolculara sarılır ve 5 dakika sonra saha tertemiz kimse yok, kupa töreni için stand kurulmaya başlanır..
Şimdi sormak lazım onlar da insan biz de insanız… Peki, biz bunlara layık mıyız?
Herkese sıhhat, akıl ve spor dolu bir hafta diliyorum…
HAFTANIN OLAYI
18 Mayıs’ta Camp Nou’da kıyamet kopacak. Çocuğumuz mayıs ayındaki ilk finalini oynayacak; umarım Mayıslar çocuğumuzun olur…
geri
