Na To Kefari, Na To Mermari*!

2008 yılı Haziran ayında iki yakın dostum ile Türk Milli Takımı’nı takip etmek için Cenevre’ye uçacağız. Atatürk Havalimanı’nında yanımıza yaklaşan Türk kafilesinden bir kişi ile aramda şu diyalog geçti:

Türk Vatandaş: Siz hangi firmanın bayisisiniz?

Osman: Hiç kimsenin…

Türk Vatandaş: Nasıl yani? Neden gidiyorsunuz o zaman?

Osman: Türk milli takımını takip etmek ve desteklemek için…

Türk Vatandaş: Allah Allah! Cebinizden para verip buradan İsviçre’ye mi gidiyorsunuz?

Osman: Evet… Peki siz kimsiniz?

Türk Vatandaş: Biz (Ülker ya da Mercedes-Benz, tam hatırlamıyorum) bayisiyiz, TFF sponsoru olarak gidiyoruz.

Bu sohbetin devamı gelmedi zaten de gelmesi beklenemezdi.

2005 yılında oynanan Ukrayna-Türkiye maçında, Türkiye tribününde bir pankartta vatandaş eşine hitaben “ Karıcığım, vallahi buraya sadece maç seyretmeye geldik” diye haykırma gereği görüyordu.

Maazallah, 2012’de Ukrayna-Polonya’da biz de oynasaydık, Türkler, milli takımlarını desteklemek (!) için sıraya gireceklerdi konsoloslukların önünde… 

Destek ki ne destek, uçağa bin, futbolun yan ürünlerinden faydalan (!), stada uğramadan ülkene geri dön…

Sponsorlara verilen biletler sadece yurtdışında değil, yurtiçinde de destek sıkıntısı yaşatıyor. Ama bu mentalite bu ülkede kabul gördüğü sürece:

- 6+0+4 olmuş ya da olmamış

- Patates tarlalarında her hafta gencecik adamlar dizi bacağı bırakmış

- Deplasman taraftarı maça gelememiş

- 3 Temmuz süreci, 28 Şubat sürecini geçmiş

- 20 tane hoca, son 10 yıldır dönüp dolaşıp tüm Türk takımlarını gezmiş

- Milli takım Vatikan seviyesine inmiş

- UEFA, 2020’yi sırf sana vermemek için statü değiştirmiş

- TFF Genel Müdürlüğü Ankara’ya bağlanmış

- Düşmanımın düşmanı dostum olmuş

- Kulüplerine ceza aldıranlar omuzlarda gezmiş

- Bütün Anadolu’ya 33,000 kişilik stadlar yapılır gibi yapılmış ama yapılamamış

Kime ne!!! Hepsi müstehak

Bütün bu yazılanlara bakınca, sporu araç olarak kullanmanın dayanılmaz hafifliğini (basitliğini) bir kez daha görmüş oluyoruz. 

Suyun öteki tarafından bir deyim ile bitirmek lazım:  Na to Kefari, Na to Mermari…

Herkese sıhhat ve spor dolu bir hafta diliyorum…

*Na to kefari, na to mermari: İşte kafa, işte mermer…



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar