Tatlı Rüyalar !
Robbie Fowler, Liverpool’da oynarken 1997 yılında Highbury’de Arsenal kalecisi David Seaman tarafından düşürüldüğünde kendisine yapılanın penaltı olmadığını düşünüyordu. Hakeme gidip penaltı değil demesine rağmen hakem bu kararında ısrarcı idi. Fowler topun başına geldi ve topu bilerek kalecinin üzerine vurdu. Her ne kadar takım arkadaşı Jason McAteer konuyu fark etmeyip topu tamamlayarak golü attıysa da, o gün 22 yaşında olan Fowler UEFA Fair Play Ödülü’nü aldı. Bugün Fowler hala bilerek kaçırmadığını iddia etse de, kimse Liverpool Liman İşçileri’nin kadim dostuna hala inanmıyor ya da inanmak istemiyor. Bugün Robbie Fowler, Asla Yalnız Yürümeyenler tarafından bir kulüp efsanesi olarak anılıyor.
Orhun Ene, kariyerinin sonlarında İTÜ-Fenerbahçe maçında takım arkadaşının attığı üç sayılık atışı 24 saniye süresi doldu diye hakemlere iptal ettirdiğinde TMOK Fair Play Ödülü’ne layık görülmüştü. Daha sonraları Milli Takım antrenörlüğü de yapan, Banvitspor gerçeğini oluşturan Ene, Türk basketbolseverlerinin gözünde efsane statüsünü korumaktadır.
2006 yılında Cenk İşler, BJK-Kayseri Erciyes maçında gole giderken sakatlanan oyuncu için oyunu durdurduğunda birçok kişiden tepki almış, en iyi avantajın gol olduğu için gereksiz kahramanlık yapmakla suçlanmıştı. Günümüz Makyevelist dünyasında Cenk’i anlamak zor olsa da, aslında o herkese en iyi avantajın adam olmak olduğunu göstermişti.
Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz demiyorum çünkü yok ki. Belki Di Canio ‘yu ekleyebiliriz ama onun dışında pek sayamayız…
Ta ki, Semih Kaya ve Mehmet S.İstemi*’nin bu hafta sonu birbirleri ile yarışırcasına Fair Play dersi vermesine kadar… Bu iki genç adamın kariyerlerinin ilkbaharında bu kadar yükün altına girerek sisteme karşı dik durmaları onları kulüplerinin efsaneleri arasına sokmuştur ve sokmalıdır…
60-70 yaşında kaybedecek bir şeyi olmayan koca koca adamlar arkalarını duvara dayamış, benim en değerli organım arkamdır diye ahkâm keserken, gencecik çocukların, en değerli organları olarak, yüreklerini görmek gelecek açısından bize çok umut veriyor. Adam çıkıp penaltı olsa bile söylerdim zaten ben söylemesem kamerada gözükecek, nasıl rahat uyurum o gece demeye getiriyor ama ülkemizde maaşallah uykusuzluk çeken bir Allah’ın kulu yok…
Kutucular, tapeciler, çantacılar kafasını koyduğu gibi uyurlarken ve hatta bizleri de mışıl mışıl uyuturken; bu çocukların en büyük korkusu “insomnia”.
İlginç değil mi?
Herkese sıhhat, hak edilmiş uyku ve spor dolu haftalar diliyorum…
*24.02 akşamı oynanan Samsunspor-1461 Trabzonspor maçında takımı 1-0 mağlup iken 90+3. Dakikada hakemin kendi takımı adına verdiği korneri iptal ettiren 1461 Trabzonspor oyuncusu.
geri
