Tünelin Ucundaki 'Işık'...

Eylül 2013'te bir akşam yapılan yönetim kurulu toplantısı ile aniden Terim'in görevine son verildiğinde , bu takımın adı artık GS değil Aysalspor'dur diye yazmıştım. 

Çünkü o dönemki GS başkanı bir çırpıda kulübün tarihini görevden almıştı. O saatten sonra bu Galatasaraylılık ile açıklanamazdı.  Kulüp kişisel hırsların kurbanı olmuştu,zira taraflara hiçbir şey olmayacaktı. Bir taraf milli takımda göreve devam etti ve şu anda dibe çöken ülke takımını 8 yıl aradan sonra Avrupa Şampiyonası'na götürüyor; diğer taraf da sebep olduğu borçların hesabını vermeden toz oldu gitti ama reklamını da iyi yaptı.

Geçen hafta da aynı şeyi Hamzaoğlu'na reva gördü yönetim ve tam bir 'Özbekspor' a dönüştü koskoca GS.  İlk izlenimim tarihin tekerrürden ibaret olduğu ve olanın yine kulübe, takıma ve taraftara olacağı hususunda idi. 

Zira Hamzaoğlu, Türkiye'de şampiyonluk görmüş aktif 5 yerli hocadan biri hatta üçleme yapmış olarak bundan sonra heryerde iş bulacak; Başkan da UEFA' dan alınacak cezayı bahane edip, kaçan şampiyonluk akabinde bırakıp gidecek diye düşündüm. Hala da öyle düşünüyorum ama bugün yaptığı hamle onun vizyonsuzluğuna 'yakışmadı' diyebilirim. 

Aysal'ın tersine kulübün geçmişine sahip çıktı ve takımın başına Denizli'yi getirdi.. Denizli, yönetime gelebilecek bütün eleştirilerin yönünü değiştirecek tek alternatif idi, hem taraftarın istediğini yaparak politik bir manevra yapıldı, hem de camiayı ve ligi tanıması açısından risk alınmadı.

Denizli'nin alışılagelmiş akıl oyunları ile lige bir heyecan ve rekabet getireceğini düşünüyorum.

Kendi deyimi ile parantezi açtığı yere, aynı parantezi kapatmaya geliyor.

1948 yılının 10 Kasım'ında doğduğu için adı Mustafa konulan Çeşmeli Işık Denizli, GS için tünelin ucundaki 'Işık' olabilecek mi göreceğiz...

Herkese sıhhat, spor, akıl ve huzur dolu bir hafta diliyorum...



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar