Yaz Yağmuru

Yine yaz geldi ve bilgi kirliliği ile karşı karşıyayız. Ulu ve ulusal medyamız, koalisyon asparagaslarını yaza dursun; bununla eş zamanlı olarak başta 3 büyükler olmak üzere tüm Türk takımlarına onlarca oyuncuyu da yakıştırmaktan da geri durmuyor.

Hangi mevkide hangi zaafları var bakmaksızın, tüm forvetleri ya da aynı mevkideki adamları bir takıma transfer ettirmekten (!) asla imtina etmiyorlar. Mesela ben hiç 5 sağbek ya da 6 forvet ile oynayan bir takım görmemişken, transfer medyası sayesinde bunu da görmüş oluyoruz.

Neyse, sezonun başlamasına 1 ay kaldı, takımlar yavaş yavaş şekilleniyor ve bu eziyetin de sonuna geliyoruz.

Şunu da söylemek gerekir ki; bu yıl Türk takımları nispeten daha nokta atışlar yapıyorlar,medyanın aksine…En azından bunun sevindirici olduğunu söyleyebiliriz..

UEFA Finansal Fairplay sınırlamaları belli ki takımlarımızın üzerinde olumlu bir etki bırakmış durumda zira yabancı sınırlamasını suiistimal etmeden ve dağılmadan hedefe yönelik ilerliyorlar.

İnsan şunu sormadan edemiyor, paranın daha olumlu kullanılması için birisinin kılıcını çekip takımlarımızın üzerinde Demokles gibi sallandırması mı gerekiyordu? Bunun cevabını herkes biliyor ama kabullenmek istemiyor maalesef…

Ah şu oto-kontrolümüzü bir oturtsak neler yaparız da olmuyor işte..

Yine de son 1 haftada Podolski, Nani, RvP gibi isimleri görmek bu yılın ciddi bir atılım yılı olacağının kanıtı olsa gerek…

Bizim Çocuklar

1996-1998 yılları arasında doğmuş çocuklar bugün ülkenin geleceğini ve hayallerini çiziyorlar. Yaş gruplarında son 8 yıldır birlikte oynayan bu nesil, dün U19 Basketbol Dünya Kupası’nda bronz madalya alarak başarılarına bir yenisini daha ekledi...

Bu çocuklara şans değil, A takımın anahtarını vermek lazım...U21 oynamalarını beklemeden direkt Euro 2015’ten itibaren oynatmaya başlamak lazım zira bu çocuklarda gelecek var. Yeter ki, sezon içinde yeteri kadar Euroleague ve Yerel Lig tecrübesi yaşasınlar…

Bayrampaşalı Sihirbaz

Tartışmasız Türk futbolunun oyuncu bazında yaşadığı en büyük başarıdır. Tamam Rüştü Reçber de 2002 Dünya Kupası performansı ile Barcelona’ya transfer yapmıştı ama bu çok farklı…

Barcelona, Zubizaretta sonrası sürekli bir arayış içinde olduğu bir dönemde, performansı ile hak ederek, Rüştü’yü transfer etmişti ama yabancı sınırına takılıp geri dönmüştü.

Şu anda Arda, 4 senelik İspanya performansı ile Luis Enrique’nin bir taktik hamlesi olarak geliyor ve Xavi sonrası Katalan orta sahasına bir çözüm olarak takıma alınıyor. Pedro’nun da gitmesi gündemdeyken, 2016 Ocak ayından sonraki dönemde bizim çocuğumuzun önü açık olacaktır…

 

Herkese akıl, sıhhat ve spor dolu bir hafta diliyorum…



geri
Bu gönderiyi paylaş:

Kategoriye ait diğer yazılar